KUR'AN HARİTASI

 ANASAYFA  KUR'AN  KÖKLER  SİTE REHBERİ  BLOG  İLETİŞİM


KÖK KELİMELER DİZİNİ

    

Ra-Ha-Mim      ر ح م 

Kur'an'da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 339 kez geçiyor.

Gövde(ler)

12 kez أَرْحَام
4 kez أَرْحَم
1 kez رُحْم
114 kez رَحْمَة
28 kez رَّحِمَ
57 kez رَّحْمَٰن
116 kez رَّحِيم
6 kez رَّٰحِمِين
1 kez مَرْحَمَة

işaretine tıklayarak ilgili ayetin alternatif meallerine ve içerdiği diğer kelimelerin köklerine gidebilirsiniz.


أَرْحَام
[HyperLink1] 2:228     أَرْحَامِهِنَّ     erHāmihinne     kendi rahimleri-
 
İsim         Eril, Çoğul    Mecrûr İsim    
    

وَالْمُطَلَّقَاتُ يَتَرَبَّصْنَ بِأَنْفُسِهِنَّ ثَلَاثَةَ قُرُوءٍ ۚ وَلَا يَحِلُّ لَهُنَّ أَنْ يَكْتُمْنَ مَا خَلَقَ اللَّهُ فِي أَرْحَامِهِنَّ إِنْ كُنَّ يُؤْمِنَّ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ ۚ وَبُعُولَتُهُنَّ أَحَقُّ بِرَدِّهِنَّ فِي ذَٰلِكَ إِنْ أَرَادُوا إِصْلَاحًا ۚ وَلَهُنَّ مِثْلُ الَّذِي عَلَيْهِنَّ بِالْمَعْرُوفِ ۚ وَلِلرِّجَالِ عَلَيْهِنَّ دَرَجَةٌ ۗ وَاللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

Vel mütallekatü yeterabbasne bi enfüsihinne selasete kuru´* ve la yehillü lehünne ey yektmne ma halekallahü fı erhamihinne in künne yü´minne billahi vel yevmil ahır* ve büuletühünne ehakku bi raddihinne fı zalike in eradu ıslaha* ve lehünne mislüllezı aleyhinne bil ma7rufi ve lir ricali aleyhinne deraceh* vallahü azızün hakım

Boşanmış kadınlar kendi başlarına üç âdet ve temizlenme süresi beklerler. Eğer Allah´a ve âhıret gününe inanmakta iseler, Allah´ın onların rahimlerinde yarattığını saklamaları kendilerine helal olmaz. Kocaları, bu süre içinde herhangi bir şekilde barışmak isterlerse eşlerini geri almaya herkesten daha çok hak sahibidirler. Kadınların, örfe uygun biçimde, sorumluluklarına benzer hakları da vardır. Erkeklerin kadınlar üzerinde bir derece farkı vardır. Allah Azîz´dir, Hakîm´dir.
 


أَرْحَام
[HyperLink1] 3:6     الْأَرْحَامِ     l-erHāmi     rahimlerde
 
İsim         Eril, Çoğul    Mecrûr İsim    
    

هُوَ الَّذِي يُصَوِّرُكُمْ فِي الْأَرْحَامِ كَيْفَ يَشَاءُ ۚ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

Hüvellezi yüsavviruküm fil erhami keyfe yeşa´* la ilahe illa hüvel azızül hakım

Rahimlerde sizi dilediğince şekillendiren O´dur. İlâh yok O´ndan başka. Azîz´dir O, Hakîm´dir.
 


أَرْحَام
[HyperLink1] 4:1     وَالْأَرْحَامَ     vel’erHāme     ve akrabalık(bağlarını kırmak)tan
 
İsim         Eril, Çoğul    Mansûb İsim    
    

يَا أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالًا كَثِيرًا وَنِسَاءً ۚ وَاتَّقُوا اللَّهَ الَّذِي تَسَاءَلُونَ بِهِ وَالْأَرْحَامَ ۚ إِنَّ اللَّهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَقِيبًا

Ya eyyühen nasütteku rabbekümüllezi halekaküm min nefsiv vahıdetiv ve haleka minha zevcelna ve besse minhüma ricalen kesırav ve nisaa* vettekullahellezı tesaelune bihı vel erham innellahe kane aleyküm rakıyba

Ey insanlar! Sizi bir tek canlıdan yaratan, ondan eşini vücuda getiren ve o ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinize karşı gelmekten sakının. Adını anarak birbirinizden dilekler dilediğiniz Allah´tan korkun. Rahimlerin haklarına saygısızlıktan da sakının. Şu bir gerçek ki Allah, Rakîb´dir, sizin üzerinizde sürekli ve titiz bir gözetleyicidir.
 


أَرْحَام
[HyperLink1] 6:143     أَرْحَامُ     erHāmu     rahimlerinde
 
İsim         Eril, Çoğul    Merfû` İsim    
    

ثَمَانِيَةَ أَزْوَاجٍ ۖ مِنَ الضَّأْنِ اثْنَيْنِ وَمِنَ الْمَعْزِ اثْنَيْنِ ۗ قُلْ آلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ أَمِ الْأُنْثَيَيْنِ أَمَّا اشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ أَرْحَامُ الْأُنْثَيَيْنِ ۖ نَبِّئُونِي بِعِلْمٍ إِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ

Semaniyete ezvac mined da´nisneyni ve minel ma´zisneyn kul azzekerayni harrame emil ünseyeyn nebiuni bi ılmin in küntüm sadikıyn

Sekiz çift: Koyundan iki, keçiden de iki. De ki "İki erkeği mi haram kıldı, iki dişiyi mi, yoksa iki dişinin rahimlerinin kuşattığını mı? Eğer doğru sözlü iseniz bana ilimle haber verin."
 


أَرْحَام
[HyperLink1] 6:144     أَرْحَامُ     erHāmu     Rahimlerinde
 
İsim         Eril, Çoğul    Merfû` İsim    
    

وَمِنَ الْإِبِلِ اثْنَيْنِ وَمِنَ الْبَقَرِ اثْنَيْنِ ۗ قُلْ آلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ أَمِ الْأُنْثَيَيْنِ أَمَّا اشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ أَرْحَامُ الْأُنْثَيَيْنِ ۖ أَمْ كُنْتُمْ شُهَدَاءَ إِذْ وَصَّاكُمُ اللَّهُ بِهَٰذَا ۚ فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرَىٰ عَلَى اللَّهِ كَذِبًا لِيُضِلَّ النَّاسَ بِغَيْرِ عِلْمٍ ۗ إِنَّ اللَّهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ

Ve minel ibilisneyni ve minel bekarisneyn kul azzekerayni harrame emil ünseyeyni emmeştemelet aleyhi erhamül ünseyeyn em küntüm şühedae iz vessakümüllahü bi haza fe men azlemü mimmeniftera alellahi kezibel li yüdillen nase bi ğayri ılm innellahe la yehdil kavmez zalimın

Ve deveden iki, sığırdan iki. De ki "İki erkeği mi haram kıldı, iki dişiyi mi, yoksa iki dişinin rahimlerince kuşatılanı mı? Yoksa Allah size bunu önerirken siz de tanıklık mı ediyordunuz?" İlim dışı bir şekilde insanları şaşırtmak için yalan düzüp Allah´a iftira edenden daha zalim kim olabilir? Allah, zulme sapan bir topluluğa kılavuzluk etmiyor.
 


أَرْحَام
[HyperLink1] 8:75     الْأَرْحَامِ     l-erHāmi     rahim (akrabalar)
 
İsim         Eril, Çoğul    Mecrûr İsim    
    

وَالَّذِينَ آمَنُوا مِنْ بَعْدُ وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا مَعَكُمْ فَأُولَٰئِكَ مِنْكُمْ ۚ وَأُولُو الْأَرْحَامِ بَعْضُهُمْ أَوْلَىٰ بِبَعْضٍ فِي كِتَابِ اللَّهِ ۗ إِنَّ اللَّهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ

Vellezine amenu mim ba´dü ve haceru ve cahedu meaküm fe ülaike minküm ve ülül erhami ba´duhüm evla bi ba´dın fı kitabillah innellahe bi külli şey´in alım

Sonradan inanarak hicret edip de sizinle birlikte cihada katılanlar da sizdendir. Kan akrabaları ise, Allah´ın Kitabı´na göre birbirlerine daha yakın dostturlar. Allah herşeyi bilir.
 


أَرْحَام
[HyperLink1] 13:8     الْأَرْحَامُ     l-erHāmu     rahimlerin
 
İsim         Eril, Çoğul    Merfû` İsim    
    

اللَّهُ يَعْلَمُ مَا تَحْمِلُ كُلُّ أُنْثَىٰ وَمَا تَغِيضُ الْأَرْحَامُ وَمَا تَزْدَادُ ۖ وَكُلُّ شَيْءٍ عِنْدَهُ بِمِقْدَارٍ

Allahü ya´lemü ma tahmilü küllü ünsa ve ma teğiydul erhamü ve ma tezdad ve küllü şey´in ındehu bi mıkdar

Allah her dişinin neye gebe olduğunu, rahimlerin neyi eksiltip neyi artıracağı bilir. O´nun katında her şey bir ölçüye bağlıdır.
 


أَرْحَام
[HyperLink1] 22:5     الْأَرْحَامِ     l-erHāmi     rahimlerde
 
İsim         Eril, Çoğul    Mecrûr İsim    
    

يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنْ كُنْتُمْ فِي رَيْبٍ مِنَ الْبَعْثِ فَإِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِنْ مُضْغَةٍ مُخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِنُبَيِّنَ لَكُمْ ۚ وَنُقِرُّ فِي الْأَرْحَامِ مَا نَشَاءُ إِلَىٰ أَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُوا أَشُدَّكُمْ ۖ وَمِنْكُمْ مَنْ يُتَوَفَّىٰ وَمِنْكُمْ مَنْ يُرَدُّ إِلَىٰ أَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِنْ بَعْدِ عِلْمٍ شَيْئًا ۚ وَتَرَى الْأَرْضَ هَامِدَةً فَإِذَا أَنْزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَاءَ اهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَأَنْبَتَتْ مِنْ كُلِّ زَوْجٍ بَهِيجٍ

Ya eyyühen nasü in küntüm fi raybim minel ba´si fe inna halaknaküm min türabin sümme min nutfetin sümme min alekatin sümme mim mudğatim muhallekativ ve ğayri muhallekatil li nübeyyine leküm ve nükirru fil erhami ma neşaü ila ecelim müsemmen sümme nuhricüküm tıflen sümme li teblüğu eşüddeküm ve minküm mey yüteveffa ve minküm mey yürüddü ila erzelil umüri li keyla ya´leme mim ba´di ılmin şey´a ve teral erda hamideten fe iza enzelna aleyhel maehtezzet ve rabet ve embetet min külli zevcim behıc

Ey insanlar! Ölümden sonra dirilme konusunda kuşku içinde olabilirsiniz. Ama şu bir gerçek ki, biz sizi bir topraktan, sonra bir spermden, sonra bir embriyodan/döllenmiş bir karışımdan, sonra ne olduğu kısmen belirli, kısmen belirsiz bir et parçasından yarattık ki, size açık seçik beyanda bulunalım. Ve sizi rahimlerde, belirlenen bir süreye kadar dilediğimiz şekilde bekletiyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyoruz. Daha sonra da tam kuvvetinize ulaşmanızı sağlıyoruz. Bununla birlikte içinizden bir kısmı öldürülüyor, yine içinizden bir kısmı ilimden sonra bir şey bilmesin diye ömrün en basit ve düşük noktasına geri gönderiliyor. Yeryüzünü de sönmüş kül halinde görürsün. Nihayet onun üzerine suyu indirdiğimizde titrer, kabarır ve her güzel/bereketli çiftten bir şeyler bitirir.
 


أَرْحَام
[HyperLink1] 31:34     الْأَرْحَامِ     l-erHāmi     rahimlerde
 
İsim         Eril, Çoğul    Mecrûr İsim    
    

إِنَّ اللَّهَ عِنْدَهُ عِلْمُ السَّاعَةِ وَيُنَزِّلُ الْغَيْثَ وَيَعْلَمُ مَا فِي الْأَرْحَامِ ۖ وَمَا تَدْرِي نَفْسٌ مَاذَا تَكْسِبُ غَدًا ۖ وَمَا تَدْرِي نَفْسٌ بِأَيِّ أَرْضٍ تَمُوتُ ۚ إِنَّ اللَّهَ عَلِيمٌ خَبِيرٌ

İnnellahe indehu ılmüs saahve yünezzilül ğays ve ya´lemü ma fil erham ve ma tedrı nefsüm maza teksibü ğada ve ma tedrı nefsüm bi eyyi erdın temut innellahe alimün habır.

O kıyamet saatine ilişkin bilgi Allah katındadır. Yağmuru O yağdırır. O, rahimlerde olanı da bilir. Hiçbir benlik yarın ne kazanacağını bilmez. Ve hiçbir kimse hangi yerde öleceğini bilmez. Allah Alîm´dir, Habîr´dir.
 


أَرْحَام
[HyperLink1] 33:6     الْأَرْحَامِ     l-erHāmi     (anne tarafından akrabalar)
 
İsim         Eril, Çoğul    Mecrûr İsim    
    

النَّبِيُّ أَوْلَىٰ بِالْمُؤْمِنِينَ مِنْ أَنْفُسِهِمْ ۖ وَأَزْوَاجُهُ أُمَّهَاتُهُمْ ۗ وَأُولُو الْأَرْحَامِ بَعْضُهُمْ أَوْلَىٰ بِبَعْضٍ فِي كِتَابِ اللَّهِ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُهَاجِرِينَ إِلَّا أَنْ تَفْعَلُوا إِلَىٰ أَوْلِيَائِكُمْ مَعْرُوفًا ۚ كَانَ ذَٰلِكَ فِي الْكِتَابِ مَسْطُورًا

Ennebiyyü evla bil mü´minine min enfüsihim ve ezvacühu ümmehatühüm ve ülül erhami ba´duhüm evla bi ba´dın fı kitabillahi minel mü´minıne vel mühacirıne illa en tefalu ila evliyaiküm ma´rufa kane zalike fil kitabi mestura

O peygamber, müminlere öz benliklerinden daha dost, daha yakındır. Onun eşleri de o müminlerin anneleridir. Anne tarafından akraba olanlar da Allah´ın Kitabı´nda, birbirlerine diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak yakın dostlarınız için örfe uygun bir vasiyette bulunmanız müstesnadır. Bu, Kitap´ta satırlara geçirilmiştir.
 


أَرْحَام
[HyperLink1] 47:22     أَرْحَامَكُمْ     erHāmekum     rahimleri (akrabalık bağlarını)
 
İsim         Eril, Çoğul    Mansûb İsim    
    

فَهَلْ عَسَيْتُمْ إِنْ تَوَلَّيْتُمْ أَنْ تُفْسِدُوا فِي الْأَرْضِ وَتُقَطِّعُوا أَرْحَامَكُمْ

Fe hel aseytüm in tevelletüm en tüfsidu fil erdi ve tükattıu erhameküm

Demek iş başına gelecek olsanız/savaştan geri kalacak olsanız, ülkede fesat çıkarıp rahimleri parçalayacaksınız.
 


أَرْحَام
[HyperLink1] 60:3     أَرْحَامُكُمْ     erHāmukum     akrabanız
 
İsim         Eril, Çoğul    Merfû` İsim    
    

لَنْ تَنْفَعَكُمْ أَرْحَامُكُمْ وَلَا أَوْلَادُكُمْ ۚ يَوْمَ الْقِيَامَةِ يَفْصِلُ بَيْنَكُمْ ۚ وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

Len tenfe´akum erhamukum ve la evladukum yevmelkiyameti yefsılu beynekum vallahu bima ta´melune basıyrun.

Kıyamet gününde ne hısımlarınızın ne de çocuklarınızın size hiçbir yararı olmaz. O, sizi birbirinizden ayıracaktır. Allah, işleyip ürettiklerinizi açık açık görmektedir.
 


أَرْحَم
[HyperLink1] 7:151     أَرْحَمُ     erHamu     en merhametlisi
 
İsim         Eril, Tekil    Merfû` İsim    
    

قَالَ رَبِّ اغْفِرْ لِي وَلِأَخِي وَأَدْخِلْنَا فِي رَحْمَتِكَ ۖ وَأَنْتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ

Kale rabbiğfir lı ve li ehıy ve edhılna fı rahmetike ve ente erhamür rahımın

Musa şöyle yakardı: "Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Rahmetine sok bizi. Sen, rahmet edenlerin en merhametlisisin."
 


أَرْحَم
[HyperLink1] 12:64     أَرْحَمُ     erHamu     en merhametlisidir
 
İsim         Eril, Tekil    Merfû` İsim    
    

قَالَ هَلْ آمَنُكُمْ عَلَيْهِ إِلَّا كَمَا أَمِنْتُكُمْ عَلَىٰ أَخِيهِ مِنْ قَبْلُ ۖ فَاللَّهُ خَيْرٌ حَافِظًا ۖ وَهُوَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ

Kale hel amenüküm aleyhi illa kema emintüküm ala ehiyhi min kabl fellahü hayrun hafizav ve hüve erhamür rahımın

Dedi: "Daha önce kardeşi için güvendiğim gibi yine güveneyim size, değil mi? Her neyse, koruyucu olarak Allah´tır en hayırlı olan. Merhamet edenlerin en merhametlisi de O´dur."
 


أَرْحَم
[HyperLink1] 12:92     أَرْحَمُ     erHamu     en merhametlisidir
 
İsim         Eril, Tekil    Merfû` İsim    
    

قَالَ لَا تَثْرِيبَ عَلَيْكُمُ الْيَوْمَ ۖ يَغْفِرُ اللَّهُ لَكُمْ ۖ وَهُوَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ

Kale la tesribe aleykümül yevm yağfirullahü leküm ve hüve erhamür rahımın

Yûsuf dedi: "Bugün azarlanmayacaksınız. Allah sizi affeder. O, rahmet edenlerin en merhametlisidir."
 


أَرْحَم
[HyperLink1] 21:83     أَرْحَمُ     erHamu     en merhametlisisin
 
İsim         Eril, Tekil    Merfû` İsim    
    

وَأَيُّوبَ إِذْ نَادَىٰ رَبَّهُ أَنِّي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَأَنْتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ

Ve eyyube iz nada rabbehu enni messeniyed durru ve ente erhamür rahımın

Ve Eyyûb... Rabbine şöyle yakarmıştı: "Dert gelip çattı bana; sen, rahmet edenlerin en merhametlisisin."
 


رُحْم
[HyperLink1] 18:81     رُحْمًا     ruHmen     merhamete
 
İsim         Eril    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

فَأَرَدْنَا أَنْ يُبْدِلَهُمَا رَبُّهُمَا خَيْرًا مِنْهُ زَكَاةً وَأَقْرَبَ رُحْمًا

Fe eradna ey yübdilehüma rabbühüma hayram minhü zekatev ve akrabe ruhma

"Diledik ki, Rableri onlara o çocuktan temizlikçe daha üstün, merhametçe daha gelişmişini versin."
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 2:64     وَرَحْمَتُهُ     ve raHmetuhu     ve merhameti
 
İsim         Dişil    Merfû` İsim    
    

ثُمَّ تَوَلَّيْتُمْ مِنْ بَعْدِ ذَٰلِكَ ۖ فَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ لَكُنْتُمْ مِنَ الْخَاسِرِينَ

Sümme tevelleytüm mim ba´di zalik *fe lev la fadlüllahi aleyküm ve rahmetühu leküntüm minel hasirin

Bunun ardından da yüz çevirip döndünüz. Eğer Allah´ın size lütfu ve rahmeti olmasaydı, kesinlikle hüsrana uğrayanlardan olacaktınız,
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 2:105     بِرَحْمَتِهِ     biraHmetihi     rahmetini
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

مَا يَوَدُّ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ وَلَا الْمُشْرِكِينَ أَنْ يُنَزَّلَ عَلَيْكُمْ مِنْ خَيْرٍ مِنْ رَبِّكُمْ ۗ وَاللَّهُ يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِهِ مَنْ يَشَاءُ ۚ وَاللَّهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظِيمِ

Ma yeveddüllezine keferu min ehlil kitabi ve lel müşrikıne ey yünezzele aleyküm min hayrim mir rabbiküm* vallahü yehtessu bi rahmetihı mey yeşa´* vallahü zül fadlil azıym

Ehlikitap´ın küfre sapanlarıyla müşrikler, Rabb´inizden size bir hayır indirilmesini istemezler. Ama Allah, rahmetini dilediğine özgüler. Allah, büyük lütfun sahibidir.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 2:157     وَرَحْمَةٌ     ve raHmetun     ve rahmet
 
İsim         Dişil    Merfû` İsim  Belirsiz  
    

أُولَٰئِكَ عَلَيْهِمْ صَلَوَاتٌ مِنْ رَبِّهِمْ وَرَحْمَةٌ ۖ وَأُولَٰئِكَ هُمُ الْمُهْتَدُونَ

Ülaike alayhim salevatüm mir rabbihim ve rahmetüv ve ülaike hümül mühtedun

İşte böyleleri üzerine Rablerinden selamlar, bereketler var, bir rahmet var. İşte bunlardır iyiye ve güzele ermiş olanlar.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 2:178     وَرَحْمَةٌ     ve raHmetun     ve rahmettir
 
İsim         Dişil    Merfû` İsim  Belirsiz  
    

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِصَاصُ فِي الْقَتْلَى ۖ الْحُرُّ بِالْحُرِّ وَالْعَبْدُ بِالْعَبْدِ وَالْأُنْثَىٰ بِالْأُنْثَىٰ ۚ فَمَنْ عُفِيَ لَهُ مِنْ أَخِيهِ شَيْءٌ فَاتِّبَاعٌ بِالْمَعْرُوفِ وَأَدَاءٌ إِلَيْهِ بِإِحْسَانٍ ۗ ذَٰلِكَ تَخْفِيفٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَرَحْمَةٌ ۗ فَمَنِ اعْتَدَىٰ بَعْدَ ذَٰلِكَ فَلَهُ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Ya eyyühellezine amenu kütibe aleykümül kısasu fil katla* el hurru bil hurri vel abdü bil abdi vel ünsa bil ünsa* fe men ufiye lehu min ehıyhi şey´ün fettibaum bil ma´rufi ve edaün ileyhi bi ıhsan* zalike tahfıfüm mir rabbiküm ve rahmeh* fe menı´teda ba´de zalike fe lehu azabün eliym

Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında üzerinize kısas yazılmıştır. Hür kişiye karşılık hür, köleye karşılık köle, dişiye karşılık dişi... Kim kardeşi tarafından herhangi bir şekilde affa uğrarsa, bu durumda örfü izlemek ve affedene en güzel biçimde bir ödeme yapmak gerekir. İşte bu, Rabb´inizden size bir hafifletme ve bir rahmettir. Kim bundan sonra azgınlık ve düşmanlık ederse onun için korkunç bir azap vardır.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 2:218     رَحْمَتَ     raHmete     rahmetini
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim    
    

إِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَالَّذِينَ هَاجَرُوا وَجَاهَدُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ أُولَٰئِكَ يَرْجُونَ رَحْمَتَ اللَّهِ ۚ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ

İnnellezine amenu vellezıne haceru ve cahedu fı sebılillahi ülaike yercune rahmetellah* vallahü ğafurur rahıym

İnanıp hicret eden ve Allah yolunda uğraşıp didinenlere gelince, onlar Allah´ın rahmetini umarlar. Allah çok affedici, çok merhametlidir.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 3:8     رَحْمَةً     raHmeten     bir rahmet
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً ۚ إِنَّكَ أَنْتَ الْوَهَّابُ

Rabbena la tüziğ kulubena ba´de iz hedeytena veheb lena mil ledünke rahmeh* inneke entel vehhab

Ey Rabbimiz! Bizi doğruya ve güzele yönelttikten sonra kalplerimizi bozup eğriltme ve bize katından bir rahmet bağışla. Sen, yalnız sen Vahhâb´sın, bol bol bağışta bulunansın.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 3:74     بِرَحْمَتِهِ     biraHmetihi     Rahmetini
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِهِ مَنْ يَشَاءُ ۗ وَاللَّهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظِيمِ

Yahtessu bi rahmetihi mey yeşa´* vallahü zül fadlil azıym

Rahmetini dilediğine özgüler. Allah, büyük lütfun sahibidir.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 3:107     رَحْمَةِ     raHmeti     rahmeti
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

وَأَمَّا الَّذِينَ ابْيَضَّتْ وُجُوهُهُمْ فَفِي رَحْمَةِ اللَّهِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ

Ve emmellezinebyaddat vücuhühüm fe fı rahmetillah* hüm fıha halidun

Yüzleri ağaranlara gelince, onlar, Allah´ın rahmeti içindedirler. Sürekli ondadır onlar.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 3:157     وَرَحْمَةٌ     ve raHmetun     ve rahmeti
 
İsim         Dişil    Merfû` İsim  Belirsiz  
    

وَلَئِنْ قُتِلْتُمْ فِي سَبِيلِ اللَّهِ أَوْ مُتُّمْ لَمَغْفِرَةٌ مِنَ اللَّهِ وَرَحْمَةٌ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ

Ve lein kutiltüm fi sebılillahi ev müttüm le mağfiratüm minellahi ve rahmetün hayrum mimma yecmeun

Allah yolunda öldürülür yahut ölürseniz, Allah´tan bir bağışlanma ve bir rahmet onların derleyip topladıklarından çok daha iyidir.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 3:159     رَحْمَةٍ     raHmetin     rahmeti
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim  Belirsiz  
    

فَبِمَا رَحْمَةٍ مِنَ اللَّهِ لِنْتَ لَهُمْ ۖ وَلَوْ كُنْتَ فَظًّا غَلِيظَ الْقَلْبِ لَانْفَضُّوا مِنْ حَوْلِكَ ۖ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمْ وَشَاوِرْهُمْ فِي الْأَمْرِ ۖ فَإِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ ۚ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّلِينَ

Fe bi ma rahmetim minellahi linte lehüm* ve lev künte fezzan ğalizal kalbi lenfeddu min havlike fa´fü anhüm vestağfir lehüm ve şavirhüm fil emr* fe iza azemte fe tevekkel alellah* innellahe yühıbbül mütevekkilın

Allah´tan bir rahmet sayesindedir ki, sen onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba-saba, katı yürekli olsaydın senin çevrenden kesinlikle dağılır giderlerdi. O halde bağışla onları, af dile onlar için; iş ve yönetim konusunda da onlarla şûraya git. Bir kez azmettin mi de artık Allah´a güvenip dayan. Allah, tevekkül edenleri sever.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 4:83     وَرَحْمَتُهُ     ve raHmetuhu     ve rahmeti
 
İsim         Dişil    Merfû` İsim    
    

وَإِذَا جَاءَهُمْ أَمْرٌ مِنَ الْأَمْنِ أَوِ الْخَوْفِ أَذَاعُوا بِهِ ۖ وَلَوْ رَدُّوهُ إِلَى الرَّسُولِ وَإِلَىٰ أُولِي الْأَمْرِ مِنْهُمْ لَعَلِمَهُ الَّذِينَ يَسْتَنْبِطُونَهُ مِنْهُمْ ۗ وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ لَاتَّبَعْتُمُ الشَّيْطَانَ إِلَّا قَلِيلًا

Ve iza caehüm emrum minel emni evil havfi ezau bih ve lev radduhü iler rasuli ve ila ülil emri minhüm lealimehüllezine yesmebitunehu minhüm ve lev la fadlüllahi aleyküm ve rahmetühu letteba´tümüş şeytane illa kalıla

Onlara, güven yahut korkuya ilişkin bir haber ulaştığında onu hemen yaydılar. Oysaki, onu resule ve içlerindeki sorumluluk sahiplerine götürmüş olsalardı, aralarındaki okuyup araştırarak hüküm çıkaranlar, onu elbette bileceklerdi. Eğer Allah´ın lütuf ve rahmeti üzerinizde olmasaydı, pek azınız/pek az işiniz hariç şeytanın ardısıra giderdiniz.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 4:96     وَرَحْمَةً     ve raHmeten     ve rahmet
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

دَرَجَاتٍ مِنْهُ وَمَغْفِرَةً وَرَحْمَةً ۚ وَكَانَ اللَّهُ غَفُورًا رَحِيمًا

Deracatim minhü ve mağfiratev ve rahmehv ve kanellahü ğafurar rahiyma

Allah katından dereceler, bir bağışlanma, bir rahmet... Allah çok affedici çok merhametlidir.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 4:113     وَرَحْمَتُهُ     ve raHmetuhu     ve acıması
 
İsim         Dişil    Merfû` İsim    
    

وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكَ وَرَحْمَتُهُ لَهَمَّتْ طَائِفَةٌ مِنْهُمْ أَنْ يُضِلُّوكَ وَمَا يُضِلُّونَ إِلَّا أَنْفُسَهُمْ ۖ وَمَا يَضُرُّونَكَ مِنْ شَيْءٍ ۚ وَأَنْزَلَ اللَّهُ عَلَيْكَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَعَلَّمَكَ مَا لَمْ تَكُنْ تَعْلَمُ ۚ وَكَانَ فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكَ عَظِيمًا

Ve lev la fadlüllahi aleyke ve rahmetühu lehemmet taifetüm minhüm ey yüdilluk ve ma yüdıllune illa enfüsehüm ve ma yedurruneke min şey´ ve enzellellahü aleykel kitabe vel hıkmete ve allemeke ma lem tekün ta´lemv ve kane fadlüllahi aleyke azıyma

Eğer Allah´ın senin üzerindeki lütfu ve rahmeti olmasaydı, onlardan bir grup seni şaşırtmaya mutlaka yeltenecekti. Ama onlar kendilerinden başkasını saptıramazlar. Ve sana hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah sana Kitap´ı ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Allah´ın senin üzerindeki lütfu çok büyüktür.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 4:175     رَحْمَةٍ     raHmetin     bir rahmet-
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim  Belirsiz  
    

فَأَمَّا الَّذِينَ آمَنُوا بِاللَّهِ وَاعْتَصَمُوا بِهِ فَسَيُدْخِلُهُمْ فِي رَحْمَةٍ مِنْهُ وَفَضْلٍ وَيَهْدِيهِمْ إِلَيْهِ صِرَاطًا مُسْتَقِيمًا

Fe emmellezine amenu billahi va´tesamu bihı fe seyüdhılühüm fı rahmetim minhü ve fadliv ve yehdıhim ileyhi sıratam müstekıyma

Allah´a inanıp O´na sarılanları O, kendisinden bir rahmetin ve lütfun içine sokacak ve onları kendisine ulaşan dosdoğru bir yola kılavuzlayacaktır.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 6:12     الرَّحْمَةَ     r-raHmete     rahmet etmeyi
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim    
    

قُلْ لِمَنْ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ ۖ قُلْ لِلَّهِ ۚ كَتَبَ عَلَىٰ نَفْسِهِ الرَّحْمَةَ ۚ لَيَجْمَعَنَّكُمْ إِلَىٰ يَوْمِ الْقِيَامَةِ لَا رَيْبَ فِيهِ ۚ الَّذِينَ خَسِرُوا أَنْفُسَهُمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

Kul li mem ma fis semavati vel ard kul lillah ketebe ala nefsihir rahmeh le yecmeanneküm ila yevmil kiyameti la raybe fıh ellezıne hasiru enfüsehüm fe hüm la yü´minun

Sor: "Kimindir gökler ve yer?" Cevap ver: "Allah´ındır." O Allah ki, rahmeti öz benliği üzerine yazmıştır. O sizi, varlığında hiç kuşku bulunmayan kıyamet gününde bir araya mutlaka toplayacaktır. Benliklerini hüsrana yuvarlamış kişiler var ya, onlar iman etmezler.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 6:54     الرَّحْمَةَ     r-raHmete     rahmeti
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim    
    

وَإِذَا جَاءَكَ الَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِآيَاتِنَا فَقُلْ سَلَامٌ عَلَيْكُمْ ۖ كَتَبَ رَبُّكُمْ عَلَىٰ نَفْسِهِ الرَّحْمَةَ ۖ أَنَّهُ مَنْ عَمِلَ مِنْكُمْ سُوءًا بِجَهَالَةٍ ثُمَّ تَابَ مِنْ بَعْدِهِ وَأَصْلَحَ فَأَنَّهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ

Ve iza caekellezine yü´minune bi ayatina fe kul selamün aleyküm ketebe rabbüküm ala nefsihir rahmete ennehu men amile minküm suem bi cehaletin sümme tabe mim ba´dihı ve asleha fe ennehu ğafurur rahıym

Ayetlerimize iman edenler sana geldiğinde şöyle söyle: "Selam size! Rabbiniz, benliği üzerine rahmeti yazmıştır. İçinizden her kim bilgisizlikle bir kötülük işler de ardından tövbe edip halini düzeltirse, hiç kuşkusuz, Allah çok affedici, çok merhametlidir."
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 6:133     الرَّحْمَةِ     r-raHmeti     rahmet
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

وَرَبُّكَ الْغَنِيُّ ذُو الرَّحْمَةِ ۚ إِنْ يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَسْتَخْلِفْ مِنْ بَعْدِكُمْ مَا يَشَاءُ كَمَا أَنْشَأَكُمْ مِنْ ذُرِّيَّةِ قَوْمٍ آخَرِينَ

Ve rabbükel ğaniyyü zür rahmeh iy yeşa´ yüzhibküm ve yestahlif mim ba´diküm ma yeşaü kema enşeeküm min zürriyyeti kavmin aharin

Senin o Ganî Rabbin rahmet sahibidir. Dilerse sizi ortadan kaldırır ve sizi bir başka topluluğun soyundan vücuda getirdiği gibi, ardınızdan da dilediğini sizin yerinize getirir.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 6:147     رَحْمَةٍ     raHmetin     rahmet
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim  Belirsiz  
    

فَإِنْ كَذَّبُوكَ فَقُلْ رَبُّكُمْ ذُو رَحْمَةٍ وَاسِعَةٍ وَلَا يُرَدُّ بَأْسُهُ عَنِ الْقَوْمِ الْمُجْرِمِينَ

Fe in kezzebuke fe kur rabbüküm zu rahmetiv vasiah ve la yüraddü be´sühu anil kavmil mücrimin

Artık seni yalanlarlarsa şunu söyle: "Rabbiniz çok geniş bir rahmetin sahibidir. Ancak, O´nun azabı günaha batmışlar topluluğundan uzak tutulamaz."
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 6:154     وَرَحْمَةً     ve raHmeten     ve rahmet olarak
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

ثُمَّ آتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ تَمَامًا عَلَى الَّذِي أَحْسَنَ وَتَفْصِيلًا لِكُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً لَعَلَّهُمْ بِلِقَاءِ رَبِّهِمْ يُؤْمِنُونَ

Sümme ateyna musel kitabe temamen alellezi ahsene ve tefsıylel likülli şey´iv ve hüdev ve rahmetel leallehüm bi likai rabbihim yü´minun

Sonra, güzel davrananlara nimetimizi tamamlamak, her şeyi ayrıntılı kılmak, bir kılavuz ve rahmet olmak üzere Mûsa´ya o Kitap´ı verdik ki onlar Rablerine kavuşacaklarına inanabilsinler.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 6:157     وَرَحْمَةٌ     ve raHmetun     ve rahmet
 
İsim         Dişil    Merfû` İsim  Belirsiz  
    

أَوْ تَقُولُوا لَوْ أَنَّا أُنْزِلَ عَلَيْنَا الْكِتَابُ لَكُنَّا أَهْدَىٰ مِنْهُمْ ۚ فَقَدْ جَاءَكُمْ بَيِّنَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ ۚ فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنْ كَذَّبَ بِآيَاتِ اللَّهِ وَصَدَفَ عَنْهَا ۗ سَنَجْزِي الَّذِينَ يَصْدِفُونَ عَنْ آيَاتِنَا سُوءَ الْعَذَابِ بِمَا كَانُوا يَصْدِفُونَ

Ev tekulu lev enna ünzile aleynel kitabü le künna ehda minhüm fe kad caeküm beyyinetüm mir rabiküm ve hüdev ve rahmeh fe min azlemü mimmen kezzebe bi ayatillahi ve sadefe anha seneczillezine yasdifune an ayatina suel azabi bi ma kanu yasdifun

Şunu da söylemelisiniz: "Eğer bize Kitap indirilmiş olsaydı, onlardan daha doğru yürüyüşlü olurduk." Artık size Rabbinizden bir beyyine, bir kılavuz ve bir rahmet gelmiş bulunuyor. Allah´ın ayetlerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha zalim kim var? Ayetlerimize sırt dönenleri, yüz çevirmeleri yüzünden azabın en acıklısıyla cezalandıracağız.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 7:49     بِرَحْمَةٍ     biraHmetin     hiçbir rahmete
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim  Belirsiz  
    

أَهَٰؤُلَاءِ الَّذِينَ أَقْسَمْتُمْ لَا يَنَالُهُمُ اللَّهُ بِرَحْمَةٍ ۚ ادْخُلُوا الْجَنَّةَ لَا خَوْفٌ عَلَيْكُمْ وَلَا أَنْتُمْ تَحْزَنُونَ

E haülaillezine aksemtüm la yenalühümüllahü bi rahmeh üdhulül cennete la havfün aleyküm ve la entüm tahzenun

"Şunlar mıydı o, ´Allah kendilerini hiçbir rahmete erdirmeyecek´ diye yemin ettikleriniz?" Ey cennetlikler! Siz de girin cennete. Ne bir korku var size ne de kederleneceksiniz.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 7:52     وَرَحْمَةً     ve raHmeten     ve rahmet olan
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

وَلَقَدْ جِئْنَاهُمْ بِكِتَابٍ فَصَّلْنَاهُ عَلَىٰ عِلْمٍ هُدًى وَرَحْمَةً لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Ve le kad ci´nahüm bi kitabin fassalnahü ala ilmin hüdev ve rahmetel li kavmiy yü´minun

Yemin olsun ki, biz onlara, ilme uygun biçimde, ayrıntılı kıldığımız bir Kitap getirdik. İnanan bir topluluk için bir kılavuz, bir rahmettir o.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 7:56     رَحْمَتَ     raHmete     rahmeti
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim    
    

وَلَا تُفْسِدُوا فِي الْأَرْضِ بَعْدَ إِصْلَاحِهَا وَادْعُوهُ خَوْفًا وَطَمَعًا ۚ إِنَّ رَحْمَتَ اللَّهِ قَرِيبٌ مِنَ الْمُحْسِنِينَ

Ve la tüfsidu fil erdi ba´de ıslahıha ved´uhü havfev ve tamea inne rahmetellahi karıbüm minel muhsinın

Yeryüzünde, orası barışa kavuştuktan sonra bozgun çıkarmayın. Ürpererek ve ümit ederek dua edin O´na. Hiç kuşkusuz, Allah´ın rahmeti, Güzel düşünüp güzel iş yapanlara çok yakındır.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 7:57     رَحْمَتِهِ     raHmetihi     rahmetinin
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

وَهُوَ الَّذِي يُرْسِلُ الرِّيَاحَ بُشْرًا بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِهِ ۖ حَتَّىٰ إِذَا أَقَلَّتْ سَحَابًا ثِقَالًا سُقْنَاهُ لِبَلَدٍ مَيِّتٍ فَأَنْزَلْنَا بِهِ الْمَاءَ فَأَخْرَجْنَا بِهِ مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ ۚ كَذَٰلِكَ نُخْرِجُ الْمَوْتَىٰ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

Ve hüvellezi yürsilür riyaha büşram beyne yedey rahmetih hatta iza ekallet sehaben sikalen suknahü li beledim meyyitin fe enzelna bihil mae fe ahracna bihı min küllis semerat kezalike nuhricül mevta lealleküm tezekkerun

Rüzgarları, rahmetinin önünden müjdeci gönderen O´dur. Nihayet onlar, yüklerle ağırlaşmış bulutları yüklenince onu ölü bir beldeye göndeririz; onunla su indiririz de o suyla her türlü meyvayı çıkarırız. İşte biz, ölüleri de böyle çıkarırız. Düşünüp ibret almanız umuluyor.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 7:72     بِرَحْمَةٍ     biraHmetin     bir rahmetle
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim  Belirsiz  
    

فَأَنْجَيْنَاهُ وَالَّذِينَ مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّا وَقَطَعْنَا دَابِرَ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا ۖ وَمَا كَانُوا مُؤْمِنِينَ

Fe enceynahü vellezine meahü bi rametim minna ve kata´na dabirallezıne kezzebu bi ayatina ve ma kanu mü´minın

Nihayet, onu ve beraberindekileri bizden bir rahmetle kurtardık; ayetlerimizi yalanlayanların da kökünü kestik. İnanan kişiler değillerdi onlar.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 7:151     رَحْمَتِكَ     raHmetike     rahmetinin
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

قَالَ رَبِّ اغْفِرْ لِي وَلِأَخِي وَأَدْخِلْنَا فِي رَحْمَتِكَ ۖ وَأَنْتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ

Kale rabbiğfir lı ve li ehıy ve edhılna fı rahmetike ve ente erhamür rahımın

Musa şöyle yakardı: "Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Rahmetine sok bizi. Sen, rahmet edenlerin en merhametlisisin."
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 7:154     وَرَحْمَةٌ     ve raHmetun     ve rahmet
 
İsim         Dişil    Merfû` İsim  Belirsiz  
    

وَلَمَّا سَكَتَ عَنْ مُوسَى الْغَضَبُ أَخَذَ الْأَلْوَاحَ ۖ وَفِي نُسْخَتِهَا هُدًى وَرَحْمَةٌ لِلَّذِينَ هُمْ لِرَبِّهِمْ يَرْهَبُونَ

Ve lemma sekete am musel ğadabü ehazel elvah ve fi nüshatiha hüdev ve rahmetül lillezıne hüm li rabbihim yerhebun

Öfke, Musa´yı rahat bırakınca, levhaları aldı. Onlardaki yazıda, yalnız Rableri karşısında ürperenler için bir rahmet ve bir kılavuz vardı.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 7:156     وَرَحْمَتِي     veraHmetī     ve rahmetim ise
 
İsim         Dişil    Merfû` İsim    
    

وَاكْتُبْ لَنَا فِي هَٰذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْآخِرَةِ إِنَّا هُدْنَا إِلَيْكَ ۚ قَالَ عَذَابِي أُصِيبُ بِهِ مَنْ أَشَاءُ ۖ وَرَحْمَتِي وَسِعَتْ كُلَّ شَيْءٍ ۚ فَسَأَكْتُبُهَا لِلَّذِينَ يَتَّقُونَ وَيُؤْتُونَ الزَّكَاةَ وَالَّذِينَ هُمْ بِآيَاتِنَا يُؤْمِنُونَ

Vektüb lena fi hazihid dünya hazenetev ve fil ahırati inna hüdna ileyk kale azabı üsıybü bihı men eşa´ ve rahmetı vesiat külle şey´ fe seektübüha lillezıne yettekune ve yü´tunez zekate vellezıne hüm bi ayatina yü´minun

"Bize hem bu dünyada güzellik yaz hem de ahirette. Dönüp dolaşıp sana geldik." Buyurdu ki: "Azabıma dilediğimi çarptırırım. Rahmetime gelince, o herşeyi çepeçevre kuşatmıştır. Ben onu; sakınıp korunanlara, zekatı verenlere, ayetlerimize inananlara yazacağım."
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 7:203     وَرَحْمَةٌ     ve raHmetun     ve rahmettir
 
İsim         Dişil    Merfû` İsim  Belirsiz  
    

وَإِذَا لَمْ تَأْتِهِمْ بِآيَةٍ قَالُوا لَوْلَا اجْتَبَيْتَهَا ۚ قُلْ إِنَّمَا أَتَّبِعُ مَا يُوحَىٰ إِلَيَّ مِنْ رَبِّي ۚ هَٰذَا بَصَائِرُ مِنْ رَبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Ve iza lem te´tihim bi ayatin kalu lev lectebeyteha kul innema ettebiu ma yuha ileyye mir rabbi haza besairu mir rabbiküm ve hüdev ve rahmetül li kavmiy yü´minun

Onlara bir ayet getirmediğinde, "onu da şurdan burdan derleseydin ya," diye konuşurlar. De ki: "Ben sadece Rabbimden bana vahyedilene uyuyorum. Bu, Rabbinizden gelen gönül gözleridir, doğruya kılavuzdur, iman eden bir toplum için rahmettir."
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 9:21     بِرَحْمَةٍ     biraHmetin     bir rahmetle
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim  Belirsiz  
    

يُبَشِّرُهُمْ رَبُّهُمْ بِرَحْمَةٍ مِنْهُ وَرِضْوَانٍ وَجَنَّاتٍ لَهُمْ فِيهَا نَعِيمٌ مُقِيمٌ

Yübeşşiruhüm rabbühüm bi rahmetim minhü ve ridvaniv ve cennatil lehüm fıha neıymüm mükıym

Rableri onlara kendisinden bir rahmet, bir hoşnutluk ve içinde ölümsüz nimetlerin bulunduğu cennetler müjdeliyor.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 9:61     وَرَحْمَةٌ     ve raHmetun     ve bir rahmettir
 
İsim         Dişil    Merfû` İsim  Belirsiz  
    

وَمِنْهُمُ الَّذِينَ يُؤْذُونَ النَّبِيَّ وَيَقُولُونَ هُوَ أُذُنٌ ۚ قُلْ أُذُنُ خَيْرٍ لَكُمْ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَيُؤْمِنُ لِلْمُؤْمِنِينَ وَرَحْمَةٌ لِلَّذِينَ آمَنُوا مِنْكُمْ ۚ وَالَّذِينَ يُؤْذُونَ رَسُولَ اللَّهِ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Ve minhümüllezine yü´zunen nebiyye ve yekulune hüve üzün kul üzünü hayril leküm yü´minü billahi ve yü´minü lil mü´minıne ve rahmetül lillezıne amenu minküm vellezıne yü´zune rasulellahi lehüm azabün elım

İçlerinden bazıları da o Peygamber´i incitirler ve şöyle derler: "O, her şeye kulak kesilir." De ki: "Hayır kulağıdır sizin için o; Allah´a iman eder, müminlere güvenir. İnananlarınız için de bir rahmettir o." Allah´ın resulüne eza edenler için korkunç bir azap öngörülmüştür.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 9:99     رَحْمَتِهِ     raHmetihi     rahmetinin
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

وَمِنَ الْأَعْرَابِ مَنْ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ وَيَتَّخِذُ مَا يُنْفِقُ قُرُبَاتٍ عِنْدَ اللَّهِ وَصَلَوَاتِ الرَّسُولِ ۚ أَلَا إِنَّهَا قُرْبَةٌ لَهُمْ ۚ سَيُدْخِلُهُمُ اللَّهُ فِي رَحْمَتِهِ ۗ إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ

Ve minel a´rabi mey yü´minü billahi vel yevmil ahiri ve yettehızü ma yünfiku kurubatin ındellahi ve salevatir rasul ela inneha kurbetül lehüm se yüdhılühümüllahü fı rahmetih innellahe ğafurur rahıym

Çöl Araplarından bazıları da Allah´a ve âhiret gününe inanır, harcadığını Allah yanında yakınlıklara ve resulün dualarına vesîle edinir. Dikkat edin! O harcadıkları gerçekten kendileri için bir yakınlık vesîlesidir. Allah onları rahmetinin içine sokacaktır. Allah çok affedici, çok esirgeyicidir.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 10:21     رَحْمَةً     raHmeten     genişlik
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

وَإِذَا أَذَقْنَا النَّاسَ رَحْمَةً مِنْ بَعْدِ ضَرَّاءَ مَسَّتْهُمْ إِذَا لَهُمْ مَكْرٌ فِي آيَاتِنَا ۚ قُلِ اللَّهُ أَسْرَعُ مَكْرًا ۚ إِنَّ رُسُلَنَا يَكْتُبُونَ مَا تَمْكُرُونَ

Ve iza ezaknen nase rahmetem mim ba´di darrae messethüm iza lehüm merun fi ayatina kulillahü esrau mekra inne rusülena yektübune ma temkürun

İnsanlara, kendilerine dokunan bir darlıktan sonra bir rahat tattırdığımızda, ayetlerimiz hakkında hemen bir tuzak sergilerler. De ki: "Tuzak kurma bakımından Allah daha hızlıdır." Zaten, resullerimiz, kurmakta oldukları tuzakları kaydediyorlar.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 10:57     وَرَحْمَةٌ     ve raHmetun     ve rahmet
 
İsim         Dişil    Merfû` İsim  Belirsiz  
    

يَا أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءَتْكُمْ مَوْعِظَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَشِفَاءٌ لِمَا فِي الصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِنِينَ

Ya eyyühen nasü kad caetküm mev´izatüm mir rabbiküm ve şifaül lima fis suduri ve hüdev ve rahmetül lil mü´minın

Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt, gönüller derdine bir şifa, inananlara bir kılavuz ve bir rahmet geldi.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 10:58     وَبِرَحْمَتِهِ     ve biraHmetihi     ve rahmetiyle
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

قُلْ بِفَضْلِ اللَّهِ وَبِرَحْمَتِهِ فَبِذَٰلِكَ فَلْيَفْرَحُوا هُوَ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ

Kul bi fadlillahi ve bi rahmetihi fe bi zalike felyefrahu hüve hayrum mimma yecmeun

De ki: "Allah´ın lütfuyla, O´nun rahmetiyle, sadece onunla sevinip ferahlasınlar! O, onların toplayıp yığdıklarından hayırlıdır."
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 10:86     بِرَحْمَتِكَ     biraHmetike     rahmetinle
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

وَنَجِّنَا بِرَحْمَتِكَ مِنَ الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ

Ve neccina bi rahmetike minel kavmil kafirun

"O küfre sapmış toplumdan rahmetinle bizi kurtar!"
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 11:9     رَحْمَةً     raHmeten     bir rahmet
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

وَلَئِنْ أَذَقْنَا الْإِنْسَانَ مِنَّا رَحْمَةً ثُمَّ نَزَعْنَاهَا مِنْهُ إِنَّهُ لَيَئُوسٌ كَفُورٌ

Ve lein ezaknel insane minna rahmeten sümme neza´naha minh innehu leyeusün kefur

İnsana bizden bir rahmet tattırıp sonra onu ondan çekip alsak, insan elbette çok ümitsiz, çok nankör bir hale düşer.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 11:17     وَرَحْمَةً     ve raHmeten     ve rahmet olan
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

أَفَمَنْ كَانَ عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّهِ وَيَتْلُوهُ شَاهِدٌ مِنْهُ وَمِنْ قَبْلِهِ كِتَابُ مُوسَىٰ إِمَامًا وَرَحْمَةً ۚ أُولَٰئِكَ يُؤْمِنُونَ بِهِ ۚ وَمَنْ يَكْفُرْ بِهِ مِنَ الْأَحْزَابِ فَالنَّارُ مَوْعِدُهُ ۚ فَلَا تَكُ فِي مِرْيَةٍ مِنْهُ ۚ إِنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ

E fe men kane ala beyyinetim mir rabbihi ve yetluhü şahidüm minhü ve min kablihı kitabü musa imamev ve rahmeh ülaike yü´minune bih ve mey yekfür bihı minel ahzabi fen naru mev´ıdüh fe la tekü fı miryetim minhü innehül hakku mir rabbike ve lakinne ekseran nasi la yü´minun

Böyleleri şu kimse gibi olur mu: Rabbinden bir beyyine üzerinedir, O´ndan bir tanık da kendisini izler. Tanıktan önce de bir kılavuz ve rahmet olarak Mûsa´nın kitabı var. Onlar ona inanırlar. Hiziplerden onu inkâr edenin varış yeri ateştir. Ondan asla kuşkuya düşme; o Rabbinden bir haktır ama insanların çokları inanmıyorlar.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 11:28     رَحْمَةً     raHmeten     bir rahmet
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

قَالَ يَا قَوْمِ أَرَأَيْتُمْ إِنْ كُنْتُ عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّي وَآتَانِي رَحْمَةً مِنْ عِنْدِهِ فَعُمِّيَتْ عَلَيْكُمْ أَنُلْزِمُكُمُوهَا وَأَنْتُمْ لَهَا كَارِهُونَ

Kale ya kavmi eraeytüm in küntü ala beyyinetim mir rabbi ve atanı rahmetem min ındihı fe ummiyet aleyküm e nülzimükümuha ve entüm leha karihun

Nûh dedi ki: "Ey toplumum! Bir düşünün! Ya ben Rabbimden gelen bir beyyine üzerindeysem; katından bana bir rahmet vermiş de o rahmet sizin gözlerinizden saklanmışsa! Siz ona tiksintiyle bakarken, biz sizi ona zorla mı ulaştıracağız?"
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 11:58     بِرَحْمَةٍ     biraHmetin     bir rahmetle
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim  Belirsiz  
    

وَلَمَّا جَاءَ أَمْرُنَا نَجَّيْنَا هُودًا وَالَّذِينَ آمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّا وَنَجَّيْنَاهُمْ مِنْ عَذَابٍ غَلِيظٍ

Ve lemma cae emruna necceyna hudev vellezine amenu meahu bi rahmetim minna ve ncceynahüm min azabin ğalıyz

Emrimiz gelince, Hûd´u ve onunla birlikte iman etmiş olanları bizden bir rahmetle kurtardık. Biz onları çok ağır bir azaptan kurtardık.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 11:63     رَحْمَةً     raHmeten     bir rahmet
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

قَالَ يَا قَوْمِ أَرَأَيْتُمْ إِنْ كُنْتُ عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّي وَآتَانِي مِنْهُ رَحْمَةً فَمَنْ يَنْصُرُنِي مِنَ اللَّهِ إِنْ عَصَيْتُهُ ۖ فَمَا تَزِيدُونَنِي غَيْرَ تَخْسِيرٍ

Kale ya kavmi eraeytüm in küntü ala beyyinetim mir rabbi ve atanı minhü rahmetem fe mey yensurunı minellahi in asaytühu fe ma tesıdunenı ğayra tahsır

Dedi ki: "Ey kavmim! Hiç düşündünüz mü? Ya ben Rabbimden bir beyyine üzerindeysem, bana kendisinden bir rahmet sunmuşsa! Bu durumda ben O´na isyan edersem, bana Allah´a karşı kim yardım eder? Sizin bana, yıkım ve hüsranı artırmak dışında bir katkınız olamaz."
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 11:66     بِرَحْمَةٍ     biraHmetin     bir rahmetle
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim  Belirsiz  
    

فَلَمَّا جَاءَ أَمْرُنَا نَجَّيْنَا صَالِحًا وَالَّذِينَ آمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّا وَمِنْ خِزْيِ يَوْمِئِذٍ ۗ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ الْقَوِيُّ الْعَزِيزُ

Felemma cae emruna necceyna salihav vellezine amenu meahu bi rahmetim minna ve min hızyi yevmiiz inne rabbeke hüvel kaviyyül azız

Emrimiz gelince Sâlih´i ve onunla birlikte iman edenleri bizden bir rahmetle kurtardık. O günün rezilliğinden kurtardık. Senin Rabbin, evet O, Kavî´dir, Azîz´dir.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 11:73     رَحْمَتُ     raHmetu     rahmeti
 
İsim         Dişil    Merfû` İsim    
    

قَالُوا أَتَعْجَبِينَ مِنْ أَمْرِ اللَّهِ ۖ رَحْمَتُ اللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ عَلَيْكُمْ أَهْلَ الْبَيْتِ ۚ إِنَّهُ حَمِيدٌ مَجِيدٌ

Kalu e ta´cebine min emrillahi rahmetüllahi ve berakatühu aleykum ehlel beyv innehu hamıdüm mecıd

Dediler ki: "Allah´ın emrine mi şaşıyorsun? Allah´ın rahmeti ve bereketleri üzerinizdedir ey ev halkı! O Hamîd´dir, Mecîd´dir."
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 11:94     بِرَحْمَةٍ     biraHmetin     bir rahmetle
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim  Belirsiz  
    

وَلَمَّا جَاءَ أَمْرُنَا نَجَّيْنَا شُعَيْبًا وَالَّذِينَ آمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّا وَأَخَذَتِ الَّذِينَ ظَلَمُوا الصَّيْحَةُ فَأَصْبَحُوا فِي دِيَارِهِمْ جَاثِمِينَ

Ve lemma cae emruna necceyna şüaybev vellezine amenu meahu bi rahmetim minna ve ehazetillezıne zalemus sayhatü fe asbehu fı diyarihim casimın

Emrimiz gelince Şuayb´ı ve onunla birlikte iman edenleri bizden bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri o yüksek titreşimli sayha yakaladı da öz yurtlarında yere çömelmiş hale geldiler.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 12:56     بِرَحْمَتِنَا     biraHmetinā     rahmetimizi
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

وَكَذَٰلِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُفَ فِي الْأَرْضِ يَتَبَوَّأُ مِنْهَا حَيْثُ يَشَاءُ ۚ نُصِيبُ بِرَحْمَتِنَا مَنْ نَشَاءُ ۖ وَلَا نُضِيعُ أَجْرَ الْمُحْسِنِينَ

Ve kezalike mekkenna li yusüfe fil ard yetebevveü minha haysü yeşa´ nüsiybü bi rahmetina men neşaü ve la nüdıy´u ecral muhsinın

İşte böylece biz Yûsuf´a yeryüzünde imkân ve mevki verdik. Ülkede, istediği yerde konaklayabiliyordu. Biz dilediğimiz kimseye rahmetimizi ulaştırırız; güzel düşünüp güzel davrananların ödülünü yitirmeyiz.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 12:111     وَرَحْمَةً     ve raHmeten     ve rahmettir
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

لَقَدْ كَانَ فِي قَصَصِهِمْ عِبْرَةٌ لِأُولِي الْأَلْبَابِ ۗ مَا كَانَ حَدِيثًا يُفْتَرَىٰ وَلَٰكِنْ تَصْدِيقَ الَّذِي بَيْنَ يَدَيْهِ وَتَفْصِيلَ كُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Le kad kane fi kasasıhum ıbratül li ülil elbab ma kane hadısey yüftera ve lakin tasdıkallezı beyne yedeyhi ve tefsıyle külli şey´iv ve hüdev ve rahmetel li kavmiy yü´minun

Yemin olsun ki, resullerin hikâyelerinde, aklını ve gönlünü çalıştıranlar için bir ibret vardır. Bu Kur´an, uydurulacak bir hadis/bir söz değildir; aksine o, önündekini tasdikleyici, her şeyi ayrıntılı kılıcıdır. İnanan bir topluluk için de bir kılavuz ve bir rahmettir.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 15:56     رَحْمَةِ     raHmeti     rahmeti-
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

قَالَ وَمَنْ يَقْنَطُ مِنْ رَحْمَةِ رَبِّهِ إِلَّا الضَّالُّونَ

Kale ve mey yaknetu mir rahmeti rabbihi illed dallun

Dedi: "Sapıtmışlardan başka kim ümit keser Rabbin rahmetinden!"
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 16:64     وَرَحْمَةً     ve raHmeten     ve rahmet
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

وَمَا أَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ إِلَّا لِتُبَيِّنَ لَهُمُ الَّذِي اخْتَلَفُوا فِيهِ ۙ وَهُدًى وَرَحْمَةً لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Ve ma enzelna aleykel kitabe illa li tübeyyine lehümüllezihtelefu fıhi ve hüdev ve rahmetel li kavmiy yü´mininun

Bu Kitap´ı sana yalnız şunun için indirdik: Hakkında ayrılığa düştükleri şeyi onlara iyice açıklayasın ve Kitap, iman eden bir topluluk için kılavuz ve rahmet olsun.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 16:89     وَرَحْمَةً     ve raHmeten     ve rahmet olarak
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

وَيَوْمَ نَبْعَثُ فِي كُلِّ أُمَّةٍ شَهِيدًا عَلَيْهِمْ مِنْ أَنْفُسِهِمْ ۖ وَجِئْنَا بِكَ شَهِيدًا عَلَىٰ هَٰؤُلَاءِ ۚ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ تِبْيَانًا لِكُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً وَبُشْرَىٰ لِلْمُسْلِمِينَ

Ve yevme neb´azü fi külli ümmetin şehıden ala haüla´ ve nezzelna aleykel kitabe tibyanel likülli şey´iv ve hüdev ve rahmetev ve büşra lil müslimın

Gün olur, her ümmet için kendi aleyhlerine kendi içlerinden bir tanık çıkarırız. Seni de şu insanlar hakkında tanık olarak getireceğiz. Sana bu Kitap´ı indirdik ki herşey için ayrıntılı bir açıklayıcı, bir kılavuz, bir rahmet, Müslümanlara da bir müjde olsun.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 17:24     الرَّحْمَةِ     r-raHmeti     acımadan
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

وَاخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ الذُّلِّ مِنَ الرَّحْمَةِ وَقُلْ رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِي صَغِيرًا

Vahfid lehüma cenahaz zülli miner rahmeti ve kur rabbirhamhüma kema rabbeyanı sağıyra

Rahmetten yerlere eğilme kanadını onlar için indir ve de ki: "Rabbim, merhametli davran onlara, tıpkı küçüklüğümde beni koruyup büyüttükleri gibi."
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 17:28     رَحْمَةٍ     raHmetin     bir rahmeti
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim  Belirsiz  
    

وَإِمَّا تُعْرِضَنَّ عَنْهُمُ ابْتِغَاءَ رَحْمَةٍ مِنْ رَبِّكَ تَرْجُوهَا فَقُلْ لَهُمْ قَوْلًا مَيْسُورًا

Ve imma tu´ridanne anhümübtiğae rahmetim mir rabbike tercuha fe kul lehüm kavlem meysura

Eğer onlardan, Rabbinden ümit ettiğin bir rahmeti bekleme yüzünden yüz çevirecek olursan, o zaman onlara yumuşak/tatlı bir söz söyle.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 17:57     رَحْمَتَهُ     raHmetehu     O’nun merhametini
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim    
    

أُولَٰئِكَ الَّذِينَ يَدْعُونَ يَبْتَغُونَ إِلَىٰ رَبِّهِمُ الْوَسِيلَةَ أَيُّهُمْ أَقْرَبُ وَيَرْجُونَ رَحْمَتَهُ وَيَخَافُونَ عَذَابَهُ ۚ إِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ كَانَ مَحْذُورًا

Ülaikellezine yed´une yebteğune illa rabbihimül vesılete eyyühüm akrabü ve yercune rahmetehu ve yehafune azabeh inne azabe rabbike kane mahzura

O yakarıp durduklarının kendileri, en çok yakınlık kazanmışları da dahil, Rablerine varmaya vesîle ararlar; O´nun rahmetini umarlar, O´nun azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı gerçekten korkulasıdır.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 17:82     وَرَحْمَةٌ     ve raHmetun     ve rahmet
 
İsim         Dişil    Merfû` İsim  Belirsiz  
    

وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْآنِ مَا هُوَ شِفَاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِنِينَ ۙ وَلَا يَزِيدُ الظَّالِمِينَ إِلَّا خَسَارًا

Ve nünezzilü minel kur´ani ma hüve şifaüv ve rahmetül lil mü´minine ve la yezıdüz zalimıne illa hasara

Biz Kur´an´dan, inananlar için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. Ama bu, zalimlerin yıkımını artırmaktan başka katkı sağlamıyor.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 17:87     رَحْمَةً     raHmeten     rahmeti
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

إِلَّا رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَ ۚ إِنَّ فَضْلَهُ كَانَ عَلَيْكَ كَبِيرًا

İlla rahmetem mir rabbik inne fadlehu kane aleyke kebira

Ancak, Rabbinden bir rahmet müstesna. Kuşkusuz, O´nun sana lütfu pek büyüktür.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 17:100     رَحْمَةِ     raHmeti     rahmet
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

قُلْ لَوْ أَنْتُمْ تَمْلِكُونَ خَزَائِنَ رَحْمَةِ رَبِّي إِذًا لَأَمْسَكْتُمْ خَشْيَةَ الْإِنْفَاقِ ۚ وَكَانَ الْإِنْسَانُ قَتُورًا

Kul lev entüm temlikune hazine rahmeti rabbi izel le emsektüm heşyetel infak ve kanel insanü katura

De ki: "Eğer Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, o zaman da harcanır biter korkusuyla cimri davranırdınız." İnsan çok cimridir.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 18:10     رَحْمَةً     raHmeten     bir rahmet
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

إِذْ أَوَى الْفِتْيَةُ إِلَى الْكَهْفِ فَقَالُوا رَبَّنَا آتِنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ أَمْرِنَا رَشَدًا

İz evel fityetü ilel kehfi fe kalu rabbena atina mil ledünke rahmetev ve heyyi´ lena min emrina raşeda

Hani, o yiğit gençler o mağaraya sığındılar da şöyle dediler: "Ey Rabbimiz, katından bir rahmet ver bize ve bizim için bir çıkış yolu lütfet işimize."
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 18:16     رَحْمَتِهِ     raHmetihi     rahmetini
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

وَإِذِ اعْتَزَلْتُمُوهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ إِلَّا اللَّهَ فَأْوُوا إِلَى الْكَهْفِ يَنْشُرْ لَكُمْ رَبُّكُمْ مِنْ رَحْمَتِهِ وَيُهَيِّئْ لَكُمْ مِنْ أَمْرِكُمْ مِرْفَقًا

Ve izı´tezeltümuhüm ve ma ya´büdune illallahe fe´vu ilel kehfi yenşur leküm rabbüküm mir rahmetihi ve yüheyyi´ leküm min emriküm mirfeka

"Madem ki onlardan ve Allah dışındaki taptıklarınızdan yüz çevirip kenara çekildiniz, hadi mağaraya sığının ki, Rabbiniz size rahmetinden bir nasip yaysın ve işinizde size kolaylık ve başarı sağlasın."
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 18:58     الرَّحْمَةِ     r-raHmeti     rahmet
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

وَرَبُّكَ الْغَفُورُ ذُو الرَّحْمَةِ ۖ لَوْ يُؤَاخِذُهُمْ بِمَا كَسَبُوا لَعَجَّلَ لَهُمُ الْعَذَابَ ۚ بَلْ لَهُمْ مَوْعِدٌ لَنْ يَجِدُوا مِنْ دُونِهِ مَوْئِلًا

Ve rabbükel ğafuru zür rahmeh lev yüahizühüm bi ma kesebu le accele lehümül azab bel lehüm mev´ıdül ley yecidu min dunihı mev´ila

O affedici, o rahmet sahibi Rabbin, onları, kazandıkları yüzünden hesaba çekseydi, kendileri için azabı mutlaka çabuklaştırırdı. Böyle olmamıştır, ama onlar için, hiçbir kaçıp kurtulma imkânı bulamayacakları bir hesap sorma zamanı öngörülmüştür.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 18:65     رَحْمَةً     raHmeten     bir rahmet
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

فَوَجَدَا عَبْدًا مِنْ عِبَادِنَا آتَيْنَاهُ رَحْمَةً مِنْ عِنْدِنَا وَعَلَّمْنَاهُ مِنْ لَدُنَّا عِلْمًا

Fe veceda abdem min ibadina ateynahü rahmetem min ındina ve allemnahü mil ledünna ılma

Orada, kullarımızdan öyle bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, lütfumuzdan bir ilim öğretmiştik.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 18:82     رَحْمَةً     raHmeten     bir rahmet olarak
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

وَأَمَّا الْجِدَارُ فَكَانَ لِغُلَامَيْنِ يَتِيمَيْنِ فِي الْمَدِينَةِ وَكَانَ تَحْتَهُ كَنْزٌ لَهُمَا وَكَانَ أَبُوهُمَا صَالِحًا فَأَرَادَ رَبُّكَ أَنْ يَبْلُغَا أَشُدَّهُمَا وَيَسْتَخْرِجَا كَنْزَهُمَا رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَ ۚ وَمَا فَعَلْتُهُ عَنْ أَمْرِي ۚ ذَٰلِكَ تَأْوِيلُ مَا لَمْ تَسْطِعْ عَلَيْهِ صَبْرًا

Ve emmel cidaru fe kane li ğulameyni yetimeyni fil medineti ve kane tahtehu kenzül lehüma ve kane ebuhüma saliha fe erade rabbüke ey yeblüğa eşüddehüma ve yestahrica kenzehüma rahmetem mir rabbik ve ma fealtühu an emrı zalike te´vılü ma lem testı´ aleyhi sabra

"Ve duvar. Duvar, o kentte yaşayan iki yetim oğlanındı. Altında, oğlanlara ait bir define vardı. Oğlanların babası da hayır ve barış seven bir kimse olarak yaşamıştı. Rabbin istedi ki, o çocuklar ergenliklerine ulaşsınlar da Rabbinden bir rahmet olarak definelerini çıkarsınlar. Ben bunları kendi buyruğumun sonucu olarak yapmadım. İşte senin sabretmeye güç yetiremediğin şeylerin içyüzü budur."
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 18:98     رَحْمَةٌ     raHmetun     bir rahmetdir
 
İsim         Dişil    Merfû` İsim  Belirsiz  
    

قَالَ هَٰذَا رَحْمَةٌ مِنْ رَبِّي ۖ فَإِذَا جَاءَ وَعْدُ رَبِّي جَعَلَهُ دَكَّاءَ ۖ وَكَانَ وَعْدُ رَبِّي حَقًّا

Kale haza rahmetüm mir rabbi fe iza cae va´dü rabbı cealehu dekka´ ve kane va´dü rabbı hakka

Dedi: "Bu, Rabbimden bir rahmettir. Rabbimin vaadi gelince onu yerle bir eder. Ve Rabbimin vaadi haktır."
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 19:2     رَحْمَتِ     raHmeti     rahmetini
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

ذِكْرُ رَحْمَتِ رَبِّكَ عَبْدَهُ زَكَرِيَّا

Zikru rahmeti rabbike abdehu zekeriyya

Rabbinin rahmetinin, Zekeriyya kuluna anılışıdır bu...
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 19:21     وَرَحْمَةً     ve raHmeten     ve bir rahmet
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

قَالَ كَذَٰلِكِ قَالَ رَبُّكِ هُوَ عَلَيَّ هَيِّنٌ ۖ وَلِنَجْعَلَهُ آيَةً لِلنَّاسِ وَرَحْمَةً مِنَّا ۚ وَكَانَ أَمْرًا مَقْضِيًّا

Kale kezalik kale rabbüki hüve aleyye heyyin ve li nec´alehu ayetel linnasi ve rahmetem minna ve kane emram makdiyya

Dedi: "İşte böyle! Rabbin buyurdu ki: ´O benim için çok kolaydır. Böyle olması onu, insanlara bir mucize ve bizden bir rahmet yapmamız içindir. Hükme bağlanmış bir iştir bu."
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 19:50     رَحْمَتِنَا     raHmetinā     rahmetimiz-
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

وَوَهَبْنَا لَهُمْ مِنْ رَحْمَتِنَا وَجَعَلْنَا لَهُمْ لِسَانَ صِدْقٍ عَلِيًّا

Ve vehebna lehüm mir rahmetina ve cealna lehüm lisane sidkın aliyya

Onlara, rahmetimizden nimetler bağışladık. Ve kendileri için yüksek bir doğruluk dili oluşturduk.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 19:53     رَحْمَتِنَا     raHmetinā     acıdığımızdan
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

وَوَهَبْنَا لَهُ مِنْ رَحْمَتِنَا أَخَاهُ هَارُونَ نَبِيًّا

Ve vehebna lehu mir rahmetina ehahü harune nebiyya

Rahmetimizden ona kardeşi Hârun´u bir peygamber olarak armağan ettik.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 21:75     رَحْمَتِنَا     raHmetinā     rahmetimizin
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

وَأَدْخَلْنَاهُ فِي رَحْمَتِنَا ۖ إِنَّهُ مِنَ الصَّالِحِينَ

Ve edhalnahü fi rahmetina innehu mines salihıyn

Onu rahmetimizin içine soktuk. O, hak ve barış için çalışanlardandı.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 21:84     رَحْمَةً     raHmeten     bir rahmet
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

فَاسْتَجَبْنَا لَهُ فَكَشَفْنَا مَا بِهِ مِنْ ضُرٍّ ۖ وَآتَيْنَاهُ أَهْلَهُ وَمِثْلَهُمْ مَعَهُمْ رَحْمَةً مِنْ عِنْدِنَا وَذِكْرَىٰ لِلْعَابِدِينَ

Festecebna lehu fe keşefna ma bihi min durriv ve ateynahü ehlehu ve mislehüm meahüm rahmetem min ındina ve zikra lil abidın

Hemen cevap verdik ona, kendisindeki derdi kaldırdık. Tarafımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için bir hatırlatma olarak, ona ailesini ve beraberinde benzerlerini de verdik.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 21:86     رَحْمَتِنَا     raHmetinā     rahmetimize
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

وَأَدْخَلْنَاهُمْ فِي رَحْمَتِنَا ۖ إِنَّهُمْ مِنَ الصَّالِحِينَ

Ve edhalnahüm fi rahmetina innehüm mines salihıyn

Hepsini rahmetimize soktuk. Onlar hak ve barış için çalışanlardandı.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 21:107     رَحْمَةً     raHmeten     rahmetten
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَمِينَ

Ve ma erselnake illa rahmetel lil alemin

Ve biz seni ancak âlemlere bir rahmet olarak gönderdik.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 24:10     وَرَحْمَتُهُ     ve raHmetuhu     ve rahmeti
 
İsim         Dişil    Merfû` İsim    
    

وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَأَنَّ اللَّهَ تَوَّابٌ حَكِيمٌ

Ve lev la fadlüllahi aleyküm ve rahmetühu ve ennellahe tevvabün hakim

Allah´ın lütuf ve rahmeti üzerinizde olmasaydı neylerdiniz! Ve hiç kuşku yok Allah Tevvâb´dır, Hakîm´dir.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 24:14     وَرَحْمَتُهُ     ve raHmetuhu     ve rahmeti
 
İsim         Dişil    Merfû` İsim    
    

وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ لَمَسَّكُمْ فِي مَا أَفَضْتُمْ فِيهِ عَذَابٌ عَظِيمٌ

Ve lev fadlüllahi aleyküm ve rahmetühu fid dünya vel ahirati ve messeküm fı ma efadtüm fıhi azabün azıym

Eğer dünya ve âhirette Allah´ın lütfu üzerinizde olmasaydı, içine daldığınız o yaygarada size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 24:20     وَرَحْمَتُهُ     ve raHmetuhu     ve rahmeti
 
İsim         Dişil    Merfû` İsim    
    

وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَأَنَّ اللَّهَ رَءُوفٌ رَحِيمٌ

Ve lev la fadlüllühi aleyküm ve rahmetühu ve ennellahe raufür rahiym

Ya Allah´ın lütfu ve rahmeti üzerinizde olmasaydı! Allah Raûf´tur, Rahîm´dir.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 24:21     وَرَحْمَتُهُ     ve raHmetuhu     ve rahmeti
 
İsim         Dişil    Merfû` İsim    
    

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ ۚ وَمَنْ يَتَّبِعْ خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ فَإِنَّهُ يَأْمُرُ بِالْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ ۚ وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ مَا زَكَىٰ مِنْكُمْ مِنْ أَحَدٍ أَبَدًا وَلَٰكِنَّ اللَّهَ يُزَكِّي مَنْ يَشَاءُ ۗ وَاللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

Ya eyyühellezine amenu la tettebiu hutuvatiş şeytan ve mey yettebı´ hutuvatiş şeytani fe innehu ye´müru bil fahşai vel münker ve lev la fadlüllahi aleyküm ve rahmetühu ma zeka minküm min ehadin ebedev ve laninnellahe yüzekkı mey yeşa´ vallahü semıu alım

Ey iman edenler! Şeytanın adımlarını izlemeyin. Kim şeytanın adımlarını izlerse, şeytan ona iğrençlikleri ve kötülüğü emreder. Allah´ın lütuf ve rahmeti üzerinizde olmasaydı, içinizden tek kişi bile sonsuza dek temize çıkamazdı. Ama Allah dilediğini artırıp temizliyor. Allah herşeyi işitiyor, herşeyi biliyor.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 25:48     رَحْمَتِهِ     raHmetihi     rahmetinin
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

وَهُوَ الَّذِي أَرْسَلَ الرِّيَاحَ بُشْرًا بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِهِ ۚ وَأَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَاءِ مَاءً طَهُورًا

Ve hüvellezi erseler riyaha büşram beyne yedey rahmetih ve enzelna menis semai maen tahura

O gönderdi rüzgârı bir müjde olarak rahmetinin önünden. Biz indirdik gökten tertemiz bir su.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 27:19     بِرَحْمَتِكَ     biraHmetike     rahmetinle
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

فَتَبَسَّمَ ضَاحِكًا مِنْ قَوْلِهَا وَقَالَ رَبِّ أَوْزِعْنِي أَنْ أَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتِي أَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلَىٰ وَالِدَيَّ وَأَنْ أَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضَاهُ وَأَدْخِلْنِي بِرَحْمَتِكَ فِي عِبَادِكَ الصَّالِحِينَ

Fe tebesseme dahikem min kavliha ve kale rabbi evzı´nı en eşküra nı´metekelletı en´amte aleyye ve ala valideyye ve en a´mele salihan terdahü ve edhılnı bi rahmetike fı ıbadikes salihıyn

Bunun üzerine Süleyman, karıncanın sözüne güldü ve dedi: "Rabbim, bana ve ebeveynime lütfettiğin nimetine şükretmeme, hoşnut olacağın hayırlı ve barışçıl bir iş yapmama imkân ver. Ve rahmetinle beni iyilik ve barışı seven kullarının arasına sok."
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 27:63     رَحْمَتِهِ     raHmetihi     rahmetinin
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

أَمَّنْ يَهْدِيكُمْ فِي ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَمَنْ يُرْسِلُ الرِّيَاحَ بُشْرًا بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِهِ ۗ أَإِلَٰهٌ مَعَ اللَّهِ ۚ تَعَالَى اللَّهُ عَمَّا يُشْرِكُونَ

Emmey yehdiküm fı zulümatil berri vel bahri ve mey yursilür riyaha büşram beyne yedey rahmetih e ilahüm meallah tealellahü amma yüşrikun

Yoksa size karanın ve denizin karanlıkları içinde yol gösteren ve rahmetinin önünde rüzgârları müjdeci gönderen mi hayırlı? Allah´ın beraberinde bir ilah daha mı var? Allah, onların ortak tuttuklarından uzaktır, arınmıştır.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 27:77     وَرَحْمَةٌ     ve raHmetun     ve rahmettir
 
İsim         Dişil    Merfû` İsim  Belirsiz  
    

وَإِنَّهُ لَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِنِينَ

Ve innehu lehüdev ve rahmetül lil mü7minin

Ve elbette o, inananlara bir kılavuz ve rahmettir.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 28:43     وَرَحْمَةً     ve raHmeten     ve rahmet olan
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

وَلَقَدْ آتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ مِنْ بَعْدِ مَا أَهْلَكْنَا الْقُرُونَ الْأُولَىٰ بَصَائِرَ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحْمَةً لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

Ve le kad ateyna musel kitabe mim ba´di ma ehleknel kurunel ula besaira lin nasi ve hüdev ve rahmetel leallehüm yetezekkerun

Yemin olsun biz, ilk nesilleri helak ettikten sonra Mûsa´ya Kitap´ı; insanlar için basîretler, kılavuz ve rahmet olarak verdik ki, düşünüp öğüt alabilsinler.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 28:46     رَحْمَةً     raHmeten     bir rahmet olarak
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

وَمَا كُنْتَ بِجَانِبِ الطُّورِ إِذْ نَادَيْنَا وَلَٰكِنْ رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَ لِتُنْذِرَ قَوْمًا مَا أَتَاهُمْ مِنْ نَذِيرٍ مِنْ قَبْلِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

Ve ma künte bi canibit turi iz nadeyna ve lakir rahmetem mir rabbike li tünzira kavmem ma etahüm min nezirim min kablike leallehüm yetezekkerun

Ve sen, biz seslendiğimizde, Tûr tarafında da değildin. Sen, senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş bir toplumu uyarmak için Rabbinden bir rahmetsin. Bu sayede onların düşünüp öğüt almaları umuluyor.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 28:73     رَحْمَتِهِ     raHmetihi     rahmeti-
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

وَمِنْ رَحْمَتِهِ جَعَلَ لَكُمُ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ لِتَسْكُنُوا فِيهِ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِهِ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Ve mir rahmetihi ceale lekümül leyle ven nehara li teskünu fıhi ve li tebteğu min fadlihı ve lealleküm teşkürun

Rahmetinin bir eseri olarak geceyi ve gündüzü sizin için oluşturdu ki, onda sükûnet bulasınız, O´nun lütfundan bir şeyler dileyesiniz ve şükredebilesiniz.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 28:86     رَحْمَةً     raHmeten     bir rahmet olarak
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

وَمَا كُنْتَ تَرْجُو أَنْ يُلْقَىٰ إِلَيْكَ الْكِتَابُ إِلَّا رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَ ۖ فَلَا تَكُونَنَّ ظَهِيرًا لِلْكَافِرِينَ

Ve ma künte tercu ey yülka ileykel kitabü illa rahmetem mir rabbike fe la tekunenne zahiral lil kafirın

Sen bu Kitap´ın sana indirileceği ummuyordun; Rabbinden bir rahmet olarak geldi. O halde küfre sapanlara sakın destekçi olma.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 29:23     رَحْمَتِي     raHmetī     benim rahmetim-
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

وَالَّذِينَ كَفَرُوا بِآيَاتِ اللَّهِ وَلِقَائِهِ أُولَٰئِكَ يَئِسُوا مِنْ رَحْمَتِي وَأُولَٰئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Vellezine keferu bi ayatillahi ve likaihi ülaike yeisu mir rahmetı ve ülaike lehüm azabün elım

Allah´ın ayetlerini ve Allah´a varmayı inkâr edenler, işte onlar, rahmetimden ümidi kesmişlerdir. Ve bunlar için acıklı bir azap öngörülmüştür.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 29:51     لَرَحْمَةً     leraHmeten     bir rahmet
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

أَوَلَمْ يَكْفِهِمْ أَنَّا أَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ يُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَرَحْمَةً وَذِكْرَىٰ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

E ve lem yekfihim enna enzelna aleykel kitabe yütla aleyhim inne fi zalike le rahmetev ve zikra li kavmiy yü´minun

Karşılarında okunup duran bir kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Bunda, inanan bir toplum için elbette ki bir rahmet ve bir öğüt vardır.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 30:21     وَرَحْمَةً     ve raHmeten     ve acıma
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

وَمِنْ آيَاتِهِ أَنْ خَلَقَ لَكُمْ مِنْ أَنْفُسِكُمْ أَزْوَاجًا لِتَسْكُنُوا إِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُمْ مَوَدَّةً وَرَحْمَةً ۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

Ve min ayatihi en haleka leküm min enfüsiküm ezvacel li teskünu ileyha ve ceale beyneküm meveddetev ve rahmeh inne fı zalike le ayatil li kavmiy yetefekkerun

Onun ayetlerinden biri de sizin için, kendilerine ısınasınız ve aranızda sevgi ve rahmet koysun diye nefislerinizden eşler yaratmasıdır. Bunda, iyice düşünen bir toplum için elbette ayetler vardır.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 30:33     رَحْمَةً     raHmeten     bir rahmet
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

وَإِذَا مَسَّ النَّاسَ ضُرٌّ دَعَوْا رَبَّهُمْ مُنِيبِينَ إِلَيْهِ ثُمَّ إِذَا أَذَاقَهُمْ مِنْهُ رَحْمَةً إِذَا فَرِيقٌ مِنْهُمْ بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَ

Ve iza messen nase durrun deav rabbehüm münibıne ileyhi sümme iza ezakahüm minhü rahmeten iza ferıkum minhüm bi rabbihim yüşrikun

İnsanlara bir zorluk dokunduğunda, Rablerine yönelerek O´na yakarırlar. Sonra onlara bir rahmet tattırınca bakarsın ki, içlerinden bir grup Rablerine ortak koşuyor.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 30:36     رَحْمَةً     raHmeten     bir rahmet
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

وَإِذَا أَذَقْنَا النَّاسَ رَحْمَةً فَرِحُوا بِهَا ۖ وَإِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيهِمْ إِذَا هُمْ يَقْنَطُونَ

Ve iza ezaknen nase rahmeten ferihu biha ve in tüsibhüm seyyietüm bima kaddemet eydıhim izahüm yaknetun

İnsanlara bir rahmet tattırdığımızda, onunla ferahlar, şımarırlar. Kendi ellerinin hazırladıkları yüzünden kendilerine bir kötülük gelip çatsa, hemencecik ümitsizliğe düşerler.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 30:46     رَحْمَتِهِ     raHmetihi     rahmeti-
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

وَمِنْ آيَاتِهِ أَنْ يُرْسِلَ الرِّيَاحَ مُبَشِّرَاتٍ وَلِيُذِيقَكُمْ مِنْ رَحْمَتِهِ وَلِتَجْرِيَ الْفُلْكُ بِأَمْرِهِ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِهِ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Ve min ayatihi ey yürsiler riyaha mübeşşirativ ve liyüzıkaküm mir rahmetihı ve litecriyel fülkü bi emrihı ve li tebteğu min fadlihı ve lealleküm teşkürun

O´nun ayetlerindendir ki, size rahmetinden tattırsın; gemiler, buyruğu ile akıp gitsin. Lütfundan nasip arayasınız ve şükredebilesiniz diye, rüzgârları müjdeciler olarak gönderir.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 30:50     رَحْمَتِ     raHmeti     rahmetinin
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

فَانْظُرْ إِلَىٰ آثَارِ رَحْمَتِ اللَّهِ كَيْفَ يُحْيِي الْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا ۚ إِنَّ ذَٰلِكَ لَمُحْيِي الْمَوْتَىٰ ۖ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

Fenzur ila asari rahmetillahi keyfe yuhyil erda ba´da mevtiha inne zalike le muhyil mevta ve hüve ala külli şey´in kadir

Artık Allah´ın rahmetinin eserlerine bak, nasıl diriltiyor toprağı ölümü ardından! İşte bu Muhyî, ölüleri elbette diriltir. O, herşeye Kadîr´dir.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 31:3     وَرَحْمَةً     ve raHmeten     ve rahmettir
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

هُدًى وَرَحْمَةً لِلْمُحْسِنِينَ

Hüdev ve rahmetel lil muhsinin

İyilik ve güzellik sergileyenlere bir rahmet ve bir kılavuz olarak;
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 33:17     رَحْمَةً     raHmeten     rahmet
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

قُلْ مَنْ ذَا الَّذِي يَعْصِمُكُمْ مِنَ اللَّهِ إِنْ أَرَادَ بِكُمْ سُوءًا أَوْ أَرَادَ بِكُمْ رَحْمَةً ۚ وَلَا يَجِدُونَ لَهُمْ مِنْ دُونِ اللَّهِ وَلِيًّا وَلَا نَصِيرًا

Kul men zellezi ya´sımüküm minellahi in erade biküm suen ev erade biküm rahmeh ve la yecidune lehüm min dunillahi veliyyev ve la nesıyra

De ki: "Allah size bir kötülük murat eder yahut bir rahmet dilerse, Allah´la aranıza kim girebilir?" Onlar kendileri için, Allah´tan başka ne bir dost bulabilirler ne de bir yardımcı.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 35:2     رَحْمَةٍ     raHmetin     rahmet-
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim  Belirsiz  
    

مَا يَفْتَحِ اللَّهُ لِلنَّاسِ مِنْ رَحْمَةٍ فَلَا مُمْسِكَ لَهَا ۖ وَمَا يُمْسِكْ فَلَا مُرْسِلَ لَهُ مِنْ بَعْدِهِ ۚ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

Ma yeftehillahü lin nasi mir rahmetin fe la mümsike leha ve ma yümsik fe la mürsile lehu mim ba´dih ve hüvel azızül hakım

Allah´ın insanlar için açıp yaydığı rahmeti hiç kimse tutup kısamaz. Onun tutup kıstığını ise O´ndan sonra salıp açacak yoktur. Azîz´dir O, Hakîm´dir.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 36:44     رَحْمَةً     raHmeten     bir rahmet (vardır)
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

إِلَّا رَحْمَةً مِنَّا وَمَتَاعًا إِلَىٰ حِينٍ

İlla rahmetem minna ve metaan ila hiyn

Ancak bizden bir rahmet olarak bir süreye kadar daha nimetlensinler diye kurtarılırlar.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 38:9     رَحْمَةِ     raHmeti     rahmet
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

أَمْ عِنْدَهُمْ خَزَائِنُ رَحْمَةِ رَبِّكَ الْعَزِيزِ الْوَهَّابِ

Em indehüm hazinü rahmeti rabbikel azızil vehhab

Yoksa Azîz, Vahhâb olan Rabbinin rahmetinin hazineleri onların katında mı?
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 38:43     رَحْمَةً     raHmeten     bir rahmet olarak
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

وَوَهَبْنَا لَهُ أَهْلَهُ وَمِثْلَهُمْ مَعَهُمْ رَحْمَةً مِنَّا وَذِكْرَىٰ لِأُولِي الْأَلْبَابِ

Ve vehebna lehu ehlehu ve mislehüm meahüm rahmetem minna ve zikra li ülil elbab

Ona bizden bir rahmet ve özü temizlere bir hatırlatma olarak, ailesini ve beraberlerinde, benzerlerini bağışladık.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 39:9     رَحْمَةَ     raHmete     rahmetini
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim    
    

أَمَّنْ هُوَ قَانِتٌ آنَاءَ اللَّيْلِ سَاجِدًا وَقَائِمًا يَحْذَرُ الْآخِرَةَ وَيَرْجُو رَحْمَةَ رَبِّهِ ۗ قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الَّذِينَ يَعْلَمُونَ وَالَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ ۗ إِنَّمَا يَتَذَكَّرُ أُولُو الْأَلْبَابِ

Emmen hüve kanitün anael leyli sacidev ve kaimey yahzerul ahirate ve yercu rahmete rabbih kul hel yestevillezıne ya´lemune vellezıne la ya´lemun innema yetezekkeru ülül elbab

Böyle birisi; gece saatlerinde secde ederek, ayakta durarak ibadet eden, ahiretten korkan, Rabbinin rahmetini uman biri gibi midir? De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler eşit olur mu? Ancak gönül ve akıl sahipleri düşünüp ibret alır."
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 39:38     بِرَحْمَةٍ     biraHmetin     bir rahmet
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim  Belirsiz  
    

وَلَئِنْ سَأَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ لَيَقُولُنَّ اللَّهُ ۚ قُلْ أَفَرَأَيْتُمْ مَا تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ إِنْ أَرَادَنِيَ اللَّهُ بِضُرٍّ هَلْ هُنَّ كَاشِفَاتُ ضُرِّهِ أَوْ أَرَادَنِي بِرَحْمَةٍ هَلْ هُنَّ مُمْسِكَاتُ رَحْمَتِهِ ۚ قُلْ حَسْبِيَ اللَّهُ ۖ عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ الْمُتَوَكِّلُونَ

Ve lein seeltehüm men halekas semavati vel erda le yekulünnellah kul eferaeytüm ma ted´une min dunillahi in eradeniyellahü bi durrin hel hünne kaşifatü durrihi ev eradenı bi rahmetin hel hünne mümsikatü rahmetih kul hasbiyellah aleyhi yetevekkelül mütevekkilun

Onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, yemin olsun "Allah!" diyecekler. De onlara: "Peki Allah dışındaki yakardıklarınız hakkında ne diyorsunuz? Allah bana bir zarar vermek istese, O´nun vereceği zararı uzaklaştırabilirler mi? Yahut bana bir rahmet dilese, O´nun rahmetini tutabilirler mi?" De ki: "Bana Allah yeter! Tevekkül edenler O´na dayanıp güvenirler."
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 39:38     رَحْمَتِهِ     raHmetihi     O’nun rahmetini
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

وَلَئِنْ سَأَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ لَيَقُولُنَّ اللَّهُ ۚ قُلْ أَفَرَأَيْتُمْ مَا تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ إِنْ أَرَادَنِيَ اللَّهُ بِضُرٍّ هَلْ هُنَّ كَاشِفَاتُ ضُرِّهِ أَوْ أَرَادَنِي بِرَحْمَةٍ هَلْ هُنَّ مُمْسِكَاتُ رَحْمَتِهِ ۚ قُلْ حَسْبِيَ اللَّهُ ۖ عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ الْمُتَوَكِّلُونَ

Ve lein seeltehüm men halekas semavati vel erda le yekulünnellah kul eferaeytüm ma ted´une min dunillahi in eradeniyellahü bi durrin hel hünne kaşifatü durrihi ev eradenı bi rahmetin hel hünne mümsikatü rahmetih kul hasbiyellah aleyhi yetevekkelül mütevekkilun

Onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, yemin olsun "Allah!" diyecekler. De onlara: "Peki Allah dışındaki yakardıklarınız hakkında ne diyorsunuz? Allah bana bir zarar vermek istese, O´nun vereceği zararı uzaklaştırabilirler mi? Yahut bana bir rahmet dilese, O´nun rahmetini tutabilirler mi?" De ki: "Bana Allah yeter! Tevekkül edenler O´na dayanıp güvenirler."
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 39:53     رَحْمَةِ     raHmeti     rahmeti-
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذِينَ أَسْرَفُوا عَلَىٰ أَنْفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللَّهِ ۚ إِنَّ اللَّهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعًا ۚ إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ

Kul ya ibadiyellezıne esrafu ala enfüsihim la taknetu mir rahmetillah innellahe yağfiruz zünube cemıa innehu hüvel ğafurur rahıym

De ki: "Ey öz benlikleri aleyhine sınırı aşan/aşırı giden kullarım! Allah´ın rahmetinden ümit kesmeyin! Allah, günahları tümden affeder. Çünkü O, mutlak Gafur, mutlak Rahim´dir."
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 40:7     رَحْمَةً     raHmeten     rahmet ile
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

الَّذِينَ يَحْمِلُونَ الْعَرْشَ وَمَنْ حَوْلَهُ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَيُؤْمِنُونَ بِهِ وَيَسْتَغْفِرُونَ لِلَّذِينَ آمَنُوا رَبَّنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَيْءٍ رَحْمَةً وَعِلْمًا فَاغْفِرْ لِلَّذِينَ تَابُوا وَاتَّبَعُوا سَبِيلَكَ وَقِهِمْ عَذَابَ الْجَحِيمِ

Ellezine yahmilunel arşe ve men havlehu yüsebbihune bi hamdi rabbihim ve yü´minune bihı ve yestağfirune lillezıne amenu rabbena vesı´te külle şey´ir rahmetev ve ılmen fağfir lillezıne tabu vettebeu sebıleke vekıhim azabel cehıym

Arşı yüklenip taşıyanlar ve onun çevresindeki şuurlular Rablerinin hamdi ile tespih ederler ve ona inanırlar. İman sahipleri için de şöyle af dilerler: "Rabbimiz! Sen herşeyi rahmet ve ilim halinde kuşattın. Tövbe edip senin yoluna uymuş olanları bağışla. Ve onları cehenem azabından koru!"
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 41:50     رَحْمَةً     raHmeten     bir rahmet
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

وَلَئِنْ أَذَقْنَاهُ رَحْمَةً مِنَّا مِنْ بَعْدِ ضَرَّاءَ مَسَّتْهُ لَيَقُولَنَّ هَٰذَا لِي وَمَا أَظُنُّ السَّاعَةَ قَائِمَةً وَلَئِنْ رُجِعْتُ إِلَىٰ رَبِّي إِنَّ لِي عِنْدَهُ لَلْحُسْنَىٰ ۚ فَلَنُنَبِّئَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا بِمَا عَمِلُوا وَلَنُذِيقَنَّهُمْ مِنْ عَذَابٍ غَلِيظٍ

Ve lein ezaknahü rahmetem minna mim ba´di darrae messethü le yekulenne haza li ve ma ezunnüs saate kaimetev ve heir rucı´tü ila rabbi inne lı ındehu lel husna fe le münebbiennellezıne keferu bima amilu ve le nüzıkannehüm min azibn ğalıyz

Eğer kendisine dokunan bir zorluktan/zarardan sonra bizden bir rahmet tattırsak, yemin olsun şöyle diyecektir: "Bu benim hakkım! Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Rabbime döndürülmüş olsam da şüphesiz, O´nun katında benim için şaşmaz güzellikler vardır." Yemin olsun, biz o nankörlük edenlere, yapıp ettiklerini haber vereceğiz. Yemin olsun, o çetin azabı onlara tattıracağız.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 42:8     رَحْمَتِهِ     raHmetihi     rahmetine
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

وَلَوْ شَاءَ اللَّهُ لَجَعَلَهُمْ أُمَّةً وَاحِدَةً وَلَٰكِنْ يُدْخِلُ مَنْ يَشَاءُ فِي رَحْمَتِهِ ۚ وَالظَّالِمُونَ مَا لَهُمْ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَصِيرٍ

Ve lev şaellahü le cealehüm ümmetev vahidetev ve lakiy yüdhılü mey yeşaü fı rahmetih vezzalimune ma lehüm miv veliyyiv ve la nesıyr

Eğer Allah dileseydi onları bir tek ümmet elbette yapıverirdi. Fakat O, dilediği kişiyi/dileyeni rahmetine sokar. Zalimlere gelince, onlar için ne bir dost vardır ne de bir yardımcı.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 42:28     رَحْمَتَهُ     raHmetehu     rahmetini
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim    
    

وَهُوَ الَّذِي يُنَزِّلُ الْغَيْثَ مِنْ بَعْدِ مَا قَنَطُوا وَيَنْشُرُ رَحْمَتَهُ ۚ وَهُوَ الْوَلِيُّ الْحَمِيدُ

Ve hüvellezi yünezzilül ğayse mim ba´di ma kanetu ve yenşuru rahmeteh ve hüvel veliyyül hamıd

O odur ki, kulları umutlarını kestikten sonra yağmuru indirir ve rahmetini yayar. Velî´dir O, Hamîd´dir.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 42:48     رَحْمَةً     raHmeten     bir rahmet
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

فَإِنْ أَعْرَضُوا فَمَا أَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَفِيظًا ۖ إِنْ عَلَيْكَ إِلَّا الْبَلَاغُ ۗ وَإِنَّا إِذَا أَذَقْنَا الْإِنْسَانَ مِنَّا رَحْمَةً فَرِحَ بِهَا ۖ وَإِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيهِمْ فَإِنَّ الْإِنْسَانَ كَفُورٌ

Fe in a´radu fema erselnake aleyhim hafiza in aleyke illel belağ ve inna iza ezaknel insane minna rahmetenk feriha biha ve in tüsıbhüm seyyietüm bima kaddemet eydıhim fe innel insane kefur

Yüz çevirirlerse, biz seni onlar üzerine bekçi göndermemişiz. Sana düşen, tebliğden başkası değildir. Biz insana, bizden bir rahmet tattırdığımızda, onunla sevinip şımarır. Kendi ellerinin hazırladığından bir kötülük başlarına sarılınca, bakarsın insan, alabildiğine nankörleşmiştir.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 43:32     وَرَحْمَتُ     veraHmetu     ve rahmeti
 
İsim         Dişil    Merfû` İsim    
    

أَهُمْ يَقْسِمُونَ رَحْمَتَ رَبِّكَ ۚ نَحْنُ قَسَمْنَا بَيْنَهُمْ مَعِيشَتَهُمْ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا ۚ وَرَفَعْنَا بَعْضَهُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَاتٍ لِيَتَّخِذَ بَعْضُهُمْ بَعْضًا سُخْرِيًّا ۗ وَرَحْمَتُ رَبِّكَ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ

E hüm yaksimune rahmete rabbik nahnü kasemna beynahüm meiyşetehüm fil hayatid dünya ve rafa´na ba´dahüm fevka ba´dın deracatil li yettehıze ba´duhüm ba´dan suhriyya ve rahmetü rabbike hayrum mimma yecmeun

Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Ve onların kimini kimine derecelerle üstün kıldık ki, bazısı bazısını tutup çalıştırsın. Rabbinin rahmeti, onların derleyip topladıklarından daha hayırlıdır.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 43:32     رَحْمَتَ     raHmete     rahmetini
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim    
    

أَهُمْ يَقْسِمُونَ رَحْمَتَ رَبِّكَ ۚ نَحْنُ قَسَمْنَا بَيْنَهُمْ مَعِيشَتَهُمْ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا ۚ وَرَفَعْنَا بَعْضَهُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَاتٍ لِيَتَّخِذَ بَعْضُهُمْ بَعْضًا سُخْرِيًّا ۗ وَرَحْمَتُ رَبِّكَ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ

E hüm yaksimune rahmete rabbik nahnü kasemna beynahüm meiyşetehüm fil hayatid dünya ve rafa´na ba´dahüm fevka ba´dın deracatil li yettehıze ba´duhüm ba´dan suhriyya ve rahmetü rabbike hayrum mimma yecmeun

Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Ve onların kimini kimine derecelerle üstün kıldık ki, bazısı bazısını tutup çalıştırsın. Rabbinin rahmeti, onların derleyip topladıklarından daha hayırlıdır.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 44:6     رَحْمَةً     raHmeten     rahmet olarak
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَ ۚ إِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ

Rahmeten mir rabbik innehu hüves semiy´ul aliym

Senin Rabbinden bir rahmet olarak. Hiç kuşkusuz O, gereğince duyan, gereğince bilendir.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 45:20     وَرَحْمَةٌ     ve raHmetun     ve rahmettir
 
İsim         Dişil    Merfû` İsim  Belirsiz  
    

هَٰذَا بَصَائِرُ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ

Haza besairu lin nasi ve hüdev ve rahmetül li kavmiy yukinun

Bu Kur´an, insanların kalp gözlerini açacak ışıklardan oluşur. Gereğince inanan bir toplum için de bir kılavuz ve bir rahmettir o.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 45:30     رَحْمَتِهِ     raHmetihi     rahmetine
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

فَأَمَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَيُدْخِلُهُمْ رَبُّهُمْ فِي رَحْمَتِهِ ۚ ذَٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْمُبِينُ

Fe emmelzine amenu ve amilus salihati fe yüdhılühüm rabbühüm fı rametih zalike hüvel fevzül mübın

İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanların durumu şu: Rableri onları rahmetine sokacaktır. İşte açık zafer budur.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 46:12     وَرَحْمَةً     ve raHmeten     ve rahmet
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

وَمِنْ قَبْلِهِ كِتَابُ مُوسَىٰ إِمَامًا وَرَحْمَةً ۚ وَهَٰذَا كِتَابٌ مُصَدِّقٌ لِسَانًا عَرَبِيًّا لِيُنْذِرَ الَّذِينَ ظَلَمُوا وَبُشْرَىٰ لِلْمُحْسِنِينَ

Ve min kablihi kitabü musa imamev ve rahmeh ve haza kitabüm müsaddikul lisanen arabiyyel li yünzirallezıne zalemu ve büşra lil muhsinın

Halbuki ondan önce, bir önder ve bir rahmet olarak Mûsa´nın kitabı var! Bu Kur´an da öncekileri tasdikleyen bir kitaptır. Zulmedenleri uyarsın, güzel davrananlara müjde olsun diye Arap dilindedir.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 48:25     رَحْمَتِهِ     raHmetihi     rahmetine
 
İsim         Dişil    Mecrûr İsim    
    

هُمُ الَّذِينَ كَفَرُوا وَصَدُّوكُمْ عَنِ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَالْهَدْيَ مَعْكُوفًا أَنْ يَبْلُغَ مَحِلَّهُ ۚ وَلَوْلَا رِجَالٌ مُؤْمِنُونَ وَنِسَاءٌ مُؤْمِنَاتٌ لَمْ تَعْلَمُوهُمْ أَنْ تَطَئُوهُمْ فَتُصِيبَكُمْ مِنْهُمْ مَعَرَّةٌ بِغَيْرِ عِلْمٍ ۖ لِيُدْخِلَ اللَّهُ فِي رَحْمَتِهِ مَنْ يَشَاءُ ۚ لَوْ تَزَيَّلُوا لَعَذَّبْنَا الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ عَذَابًا أَلِيمًا

Hümüllezine keferu ve sadduküm anil mescidil harami vel hedye ma´kufen ey yeblüğa mehılleh ve lev la ricalüm mü´minune ve nisaüm mü´minatül lem ta´lemuhüm en tetauhüm fe tüsıybeküm minhüm mearratüm bi ğayri ılm li yüdhılellahü fı rahmetihı mey yeşa´ lev tezeyyelu le azzebnellezıne keferu minhüm azaben elıma

Onlar o kişilerdir ki, küfre sapıp sizi Mescid-i Haram´dan geri çevirdiler, bekletilen kurbanlık hediyelerin, yerlerine ulaşmasına engel oldular. Eğer kendilerini tanımadığınız için çiğneyeceğiniz ve bu bilgisizlik yüzünden üzüntü ve kınayışla karşılaşacağınız inanmış erkeklerle inanmış kadınlar olmasaydı, iş başka türlü olurdu. Böyle olması, Allah´ın, dilediğini rahmetine sokması içindir. Onlar birbirlerinden ayrılmış olsalardı, inkâra sapanları acıklı bir azapla cezalandırırdık.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 57:13     الرَّحْمَةُ     r-raHmetu     rahmet
 
İsim         Dişil    Merfû` İsim    
    

يَوْمَ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالْمُنَافِقَاتُ لِلَّذِينَ آمَنُوا انْظُرُونَا نَقْتَبِسْ مِنْ نُورِكُمْ قِيلَ ارْجِعُوا وَرَاءَكُمْ فَالْتَمِسُوا نُورًا فَضُرِبَ بَيْنَهُمْ بِسُورٍ لَهُ بَابٌ بَاطِنُهُ فِيهِ الرَّحْمَةُ وَظَاهِرُهُ مِنْ قِبَلِهِ الْعَذَابُ

Yevme yekululmunafikune velmunafikatu lilleziyne amenunzurna naktebis min nurikum kiylerci´u veraekum feltemisu nuren feduribe beynehum bisurin lehu babun batınuhu fiyhirrahmetu ve zahiruhu min kıbelihul´azabu.

O gün ikiyüzlü erkeklerle ikiyüzlü kadınlar, iman edenlere şöyle derler: "Bize bakın da ışığınızdan bir parça alalım." Şöyle denir onlara: "Arkanıza dönün de bir ışık arayın." Nihayet aralarına kapısı olan bir sur çekilir. İçinde rahmet vardır onun. Dış tarafı ise azap.
 


رَحْمَة
[HyperLink1] 57:27     وَرَحْمَةً     ve raHmeten     ve merhamet
 
İsim         Dişil    Mansûb İsim  Belirsiz  
    

ثُمَّ قَفَّيْنَا عَلَىٰ آثَارِهِمْ بِرُسُلِنَا وَقَفَّيْنَا بِعِيسَى ابْنِ مَرْيَمَ وَآتَيْنَاهُ الْإِنْجِيلَ وَجَعَلْنَا فِي قُلُوبِ الَّذِينَ اتَّبَعُوهُ رَأْفَةً وَرَحْمَةً وَرَهْبَانِيَّةً ابْتَدَعُوهَا مَا كَتَبْنَاهَا عَلَيْهِمْ إِلَّا ابْتِغَاءَ رِضْوَانِ اللَّهِ فَمَا رَعَوْهَا حَقَّ رِعَايَتِهَا ۖ فَآتَيْنَا الَّذِينَ آمَنُوا مِنْهُمْ أَجْرَهُمْ ۖ وَكَثِيرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ

Summe kaffeyna ´ala asarihim birusulina ve kaffeyna bi´iysebni meryeme ve ateynahul´inciyle ve ce´alna fiy kulubilleziynettebe´uhu re´feten ve ramheten ve rehbaniyyetenibtede´uha ma ketebnaha ´aleyhim illebtiğae rıdvanillahi fema re´avha hakka ri´ayetiha feateynelleziyne amenu minhum ecrehum ve kesiyrun minhum fasikune.

Sonra onların eserleri üzere, resullerimizi art arda gönderdik. Meryem´in oğlu İsa´yı da onların ardınca gönderdik. Ona İncil´i verdik; ona uyanların gönüllerine şefkat ve merhamet koyduk. Bir bid´at olarak ortaya çıkardıkları ruhbaniyeti, onlar üzerine biz yazmamıştık. Allah´ın rızasını kazanmak için ortaya çıkardılar. Ama ona gerektiği şekilde saygılı olmadılar. Onların, iman edenlerine ödüllerini verdik. Onlardan çoğu yoldan çıkmış olanlardır.
 


رَحْمَة
[HyperLink1]