KUR'AN HARİTASI

 ANASAYFA  KUR'AN  KÖKLER  ETİMOLOJİ  İLETİŞİM 


      
 
 

     7 : 85   

 Ayete Git

*** Açıklamalar için lütfen tıklayınız!
Kelime satırı sonundaki Arapça Kök harflere tıklayarak ilgili köke, kökün tespit edilebilmiş anlam yelpazesine ve o kökten türemiş tüm Kur'an kelimelerine ulaşabilirsiniz.


Türkçe okunuşlarda...
' : kesik ses
ā : uzun "a" sesi verir.
ū : uzun "u" sesi verir.
ǎ : Üstünlü Ayn harfi. Boğazın ortası hafif sıkılarak çıkarılır. Kalın "a" sesi verir.
ǐ : Esreli Ayn harfi. Boğazın ortası hafif sıkılarak çıkarılır. Kalın "i" sesi verir.
ǔ : Ötreli Ayn harfi. Boğazın ortası hafif sıkılarak çıkarılır. Kalın "u" sesi verir.
: Hı harfi. Boğazın biraz evvelinden hırıltılarak çıkarılır. Kalın, hırıltılı "ha" sesi verir.
: Se harfi. Dilin ucuna üst dişler hafif bastırılarak okunur. İnce ve peltek "se" sesi verir.
H : Ha harfi. Boğazın tam ortası sıkılarak çıkarılır. Kalın "ha" sesi verir.
S : Sad harfi. Dilin ucu ön alt dişlerin yarısına bastırılarak çıkar. Kalın "sa" sesi verir.
: Kaf harfi. Dilin sonunu damağa vurarak çıkarılır. Kalın "ka" sesi verir.
ƶ : Zal harfi. Dil ucuna üst dişler hafif bastırılarak çıkarılır. İnce ve peltek "ze" sesi verir.
T : Tı harfi. Dilin ucu üst dişlerin etlerine yakın yerden çıkar. Kalın "ta" sesi verir.
Z : Zı Harfi. Dil ucuna üst dişler hafifçe bastırarak okunur. Kalın "za" sesi verir.
D : Dad harfi. Dilin yan tarafını üst azı dişlere vurarak çıkarılır. Kalın "da" sesi verir.
Arapça OkunuşTürkçe OkunuşKelime MealiKökü
وَإِلَىٰ ve ilā ve
مَدْيَنَ medyene Medyen’e
أَخَاهُمْ eḣāhum kardeşleri
شُعَيْبًا şuǎyben Şuayb’i (gönderdik)
قَالَ ḳāle dedi
يَا قَوْمِ yā ḳavmi kavmim
اعْبُدُوا ǎ’budū kulluk edin
اللَّهَ llahe Allah’a
مَا yoktur
لَكُمْ lekum sizin
مِنْ min hiç
إِلَٰهٍ ilāhin tanrınız
غَيْرُهُ ğayruhu O’ndan başka
قَدْ ḳad doğrusu
جَاءَتْكُمْ cā'etkum size geldi
بَيِّنَةٌ beyyinetun açık bir delil
مِنْ min -den
رَبِّكُمْ rabbikum Rabbiniz-
فَأَوْفُوا feevfū tam yapın
الْكَيْلَ l-keyle ölçüyü
وَالْمِيزَانَ velmīzāne ve tartıyı
وَلَا ve lā ve
تَبْخَسُوا tebḣasū eksiltmeyin
النَّاسَ n-nāse insanların
أَشْيَاءَهُمْ eşyā'ehum eşyalarını
وَلَا ve lā
تُفْسِدُوا tufsidū bozgunculuk yapmayın
فِي
الْأَرْضِ l-erDi yeryüzünde
بَعْدَ beǎ’de sonra
إِصْلَاحِهَا iSlāHihā düzeltildikten
ذَٰلِكُمْ ƶālikum böylesi
خَيْرٌ ḣayrun daha iyidir
لَكُمْ lekum sizin için
إِنْ in eğer
كُنْتُمْ kuntum iseniz
مُؤْمِنِينَ mu'minīne inananlar
 
Ayet Meali

Ve ilâ medyene ehâhum şuaybâ kâle yâ kavmi’budûllâhe mâ lekum min ilâhin gayruhu kad câetkum beyyinetun min rabbikum fe evfûl keyle vel mîzâne ve lâ tebhasûn nâse eşyâehum ve lâ tufsidû fîl ardı ba’de ıslahıhâ zâlikum hayrun lekum in kuntum mu’minîn(mu’minîne).



Elmalı Hamdi Yazır

Medyen´e de kardeşleri Şuayb´ı (gönderdik): «Ey kavmim, dedi, Allah´a kulluk edin, sizin O´ndan başka bir ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil geldi: Ölçüyü ve tartıyı tam yapın, insanların eşyalarını eksik vermeyin, düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın; eğer inanan (insan)lar iseniz, böylesi sizin için daha iyidir!»



Diyanet
Medyen´e de kardeşleri Şuayb´ı (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allah´a kulluk edin, sizin ondan başka tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil gelmiştir; artık ölçüyü, tartıyı tam yapın, insanların eşyalarını eksik vermeyin. Düzeltilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Eğer inananlar iseniz bunlar sizin için daha hayırlıdır.



Ahmed Hulusi
Medyen`e de kardeşleri Şuayb`ı (irsâl ettik)... (O da): "Ey halkım... Allâh`a kulluk edin... O`nun gayrından bir ilâhınız yoktur... Size Rabbinizden apaçık kanıt geldi... (Artık) ölçmeyi ve tartmayı tam yapın... İnsanların hakkını vermemezlik etmeyin... Düzenin kurulmasından sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın... Eğer iman ediyorsanız, böylesi sizin için daha hayırlıdır."



Yaşar Nuri Öztürk
Medyen´e de kardeşleri Şuayb´ı gönderdik. Şöyle dedi: "Ey toplumum! Allah´a kulluk edin. Size O´ndan başka ilah yok! Size Rabbinizden açık bir kanıt gelmiştir. Ölçü ve tartı da dürüst davranın. İnsanların eşyasına el koymaya tenezzül etmeyin. Yeryüzünde, orası barışa kavuştuktan sonra bozgun çıkarmayın. Eğer inanan insanlarsanız bu sizin için daha hayırlıdır."



Muhammed Esed
Ve Medyen (halkına) kardeşleri Şuaybı (gönderdik), "Ey kavmim!" dedi, "Yalnız Allaha kulluk edin; sizin Ondan başka tanrınız yok! Rabbinizden işte apaçık bir duyuru geldi size. Öyleyse (bütün işlerinizde) ölçüyü tartıyı tam olarak gözetin, hukuken onların olan şeyden insanları yoksun bırakmayın; ve iyi bir düzene kavuşturulduktan sonra kalkıp yeryüzünde bozgunculuk yapmayın: (bütün) bunlar sizin iyiliğiniz için; tabii, eğer inanırsanız.



Edip Yüksel
Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı gönderdik. Dedi ki: "Ey halkım, ALLAH’a hizmet edin. O’ndan başka tanrınız yoktur. Rabbinizden size açık bir kanıt gelmiş bulunuyor. Ölçü ve tartıyı tam uygulayın. Halkın hakkını yemeyin. Düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Gerçeği onaylıyorsanız bunlar sizin için daha hayırlıdır."



Mustafa İslamoğlu
Medyen’e de soydaşları Şuayb’i gönderdik. "Ey kavmim!" dedi, "Yalnızca Allah’a kulluk edin! Sizin O’ndan başka ilahınız yok: size Rabbinizden hakikatin apaçık belgeleri gelmiştir. Artık (her şeyde) ölçüyü ve tartıyı tam gözetin, insanları hakları olan şeylerden mahrum bırakmayın ve iyi bir düzene sokulmuşken yeryüzünde fesat çıkarmayın! Bütün bunlar sizin hayrınızadır: tabi ki gerçekten Allah’a güveniyorsanız!



Hakkı Yılmaz
(85-87)Andolsun ki Biz, Medyen’e de kardeşleri Şu‘ayb’ı elçi gönderdik. Dedi ki: “Ey toplumum! Allah’a kulluk edin, sizin için O’ndan başka bir ilâh yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil geldi: Artık ölçüyü ve tartıyı tam yapın, insanların eşyasını eksik vermeyin, düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın; eğer inanan kimseler iseniz, bu sizin için daha hayırlıdır! Tehdit ederek, inananları Allah yolundan alıkoyarak ve o yolun eğriliğini arayarak her yolun başında oturmayın. Düşünün ki siz az idiniz de O sizi çoğalttı. Ve bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bakın! Ve eğer içinizden bir grup benimle gönderilene inanmış, bir grup da inanmamışsa, o takdirde Allah aramızda hükmedinceye kadar sabredin. Ve O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”